İçeriğe geç

Evet, farklı beklentilere girme, kadr u kıymetinin bilinmediğini düşünme, sahip olduğu donanım, kabiliyet ve kapasitesi itibarıyla başkalarından daha fazla mükâfat ve ücrete lâyık olduğuna inanma ve böylece elde ettikleriyle tatmin olmayarak başka arayışlar içine girme bir fısktır. Böyle bir fısk sıfatı, çoğu zaman dünyada insanı maksadının aksi bir sonuca götürür. Ahirette ise ona, “Niye heyetten ayrılıp kurtlara yem olabilecek bir zemine kaydın?” denilerek bunun hesabı sorulur.

Eğer kişi bütün bunlarla beraber bir de, kibirli bir edâ ile orada burada birilerini çekiştiriyor, onun bunun aleyhinde konuşuyor ve bütün bunlarla fitne ve fesada sebebiyet veriyorsa, bir mânâda, onca insanın sa’y u gayretine terettüp eden güzel faaliyetlere zift çalıyor demektir.

Makam Düşkünlüğü ve Fıska Açılan Kapılar

Bu fitne ortamında en büyük imtihan vesilesi ise insanın tabiatında bulunan makam ve mansıp arzusudur. Evet, kimi zaman kaderin bir cilvesi olarak, sizden belki yirmi yaş daha küçük bir insan gelip bir işin sorumluluğunu üstlenebilir. Mesela siz bir okulda kıdemlisinizdir. Fakat kader bir başkasını sizin başınıza getirmiştir. Belki o amire düşen; yaş, kıdem ve tecrübe açısından kendinden daha büyük insanların fikrine müracaat etmek, onların tecrübe ve yüksek düşüncelerinden istifade etmek ve böylece hatırlarına toz kondurmamaktır. Fakat alttakilere düşen de, hangi yaş ve tecrübeye sahip olursa olsun, sevk ve idarenin başında bulunan insanı dinlemektir. Aksi bir davranış fısk olur. Hatta bunun tahayyül, tasavvur ve taakkulü bile bir nevi fısktır. Bu itibarla insan temrinatla kendini sürekli rehabilite etmeli ve tahayyül dünyasında dahi fıska hayat hakkı tanımamalıdır.

160