Bunları söylerken büyük laf ettiğim ve –hâşâ– o büyük zatlar hakkında olumsuz bir kanaat serdettiğim zannedilmemelidir. Zira o yüce kâmetler zamanlarının hakkını vermiş ve hatta aşmışlardır. Ancak bu sözlerle dikkat çekmek istediğim husus şudur; semavî mesaj hep muhatapların düşünce, idrak, seviye ve ihtiyaçlarına göre nazil olmuştur. Dolayısıyla bu sözler bir realitenin ifadesidir. Elbette ki günümüz insanlarının, düşünce ve irfan hayatları adına, bu önemli zatlardan ve onların o çok kıymetli eserlerinden istifade edeceği pek çok husus vardır. Fakat günümüzde fen ve felsefeden gelen küfre ve küfrün ötesinde korkunç ve gizli bir küfür olan ve temerrüde dayanan nifaka karşı mücadele şekli daha farklı donanım ve argümanlar gerektirir.
Evet, günümüzü doğru görebilen, doğru okuyan, laboratuarlarını bu döneme göre çalıştıran, elindeki imkân imbiklerini bu döneme göre işlettiren ve buna göre reçeteler yazabilen bir mürşid olması gerekir ki, günümüzün dertlerine derman olabilsin. İşte böyle biri bulunduğu takdirde onun elinden tutmak kalb ve ruh ufkuna doğru kanat çırpma adına çok önemlidir. Elinden tutulduğu takdirde böyle bir mürşid-i kâmil, ufkunuzu açar, önünüzdeki engel ve problemleri giderir ve böylece siz daha hızlı ve daha emniyetli bir şekilde yol kat edersiniz.