– Hz. Âdem, Musa’nın babası olduğu için galebe Hz. Âdem’e verildi.
– Hz. Âdem ile Hz. Musa ayrı şeriatların sahibidir. Birine göre suç olan diğerine göre suç olmayabilir. Onun için Hz. Âdem galebe çalmıştır.
– Cennet teklif yeri değildir. Dünya ise teklif yeridir. Hz. Âdem Cennet’te mükellef değildi. Hâlbuki Hz. Musa dünyaya ait bir prensiple konuştu. Onun için de Hz. Âdem galip kabul edildi.
– Hz. Âdem, hayır ve şerrin Allah’tan olduğunu anlatmak istedi ki; doğrusu da budur. Onun için galip sayıldı… vs.43
Bütün bu tevcihler mizan ve ölçüye gelir cinsten şeyler değildir. Ancak biz selefe olan saygımızdan dolayı bu sözlerin kritiğini yapmayacağız. Fakat Efendimiz’in mübarek beyanlarındaki ince bir hikmete işaret etmeden de geçemeyeceğiz.
Bir kere bu hadis, bizlere kadere ait sırlı bir meseleyi anlatıyor. Her şeyin kitabeti, daha o şeyler olmadan önce yapılmıştır.
İkinci olarak, Hz. Âdem’in söyledikleriyle, Hz. Musa’nın söylediklerinin bir mukayesesini yapıyor ve ardından da Hz. Âdem’in galebesine işaret ediyor.
Efendimiz, “Âdem, Musa’ya galebe çaldı.” derken Hz. Musa’nın düşüncesinin yanlış olduğunu söylemiş olmuyor. Belki Hz. Âdem’in görüşünün daha şümullü olduğuna dikkati çekiyor.
Kaderde iki yön vardır. Birincisi, her şeyin Cenâb-ı Hak tarafından bilinip tesbit edildiği, tayin ve takdirlerinin yapıldığı yöndür ki bu, kaderin Cenâb-ı Hakk’a bakan yönüdür. İkincisi ise insan iradesini ilgilendiren yöndür.
Dipnotlar
- 43 en-Nevevî, Şerhu Sahîhi Müslim 16/201-203; el-Aynî, Umdetü’l-kârî 15/307, 23/158-159.