İçeriğe geç
36. Bölüm

Fussilet Sûresi

إِنَّ الَّذ۪ينَ قَالُوا رَبُّنَا اللّٰهُ ثُمَّ اسْتَقَامُوا تَتَنَزَّلُ عَلَيْهِمُ الْمَلٰۤئِكَةُ أَلَّا تَخَافُوا وَلَا تَحْزَنُوا وَأَبْشِرُوا بِالْجَنَّةِ الَّت۪ي كُنْتُمْ تُوعَدُونَ

“Şüphesiz, Rabbimiz Allah’tır deyip sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner. Onlara: ‘Korkmayın, üzülmeyin, size vaad olunan Cennet’le sevinin!’ derler.”

(Fussilet sûresi, 41/30)

İstikamet; hayatı sürekli dosdoğru olma yönünde sürdürmek, doğrunun peşinden koşmak ve ömür boyu doğruyu kollamak demektir. Kur’ân-ı Kerim فَاسْتَق۪يمُوا1 diyerek doğru olmamızı ve o yolda yürümemizi emir buyurur ve salıklar. İcmalî mealini vermeye çalıştığımız âyet-i kerime de işte bu doğrulara müjdeler vermektedir. Zaten doğruların o en doğrusu Hz. Muhammed’e (sallallâhu aleyhi ve sellem), فَاسْتَقِمْ كَمَآ أُمِرْتَ“Emrolunduğun gibi dosdoğru ol.”2 mesajı verilerek, bilkuvve O’nun fıtratında mündemiç bulunan doğruluğun bilfiil tatbikinin istenmesi de bunu göstermiyor mu?

Evet o Zât’a فَاسْتَقِمْ كَمَآ أُمِرْتَ denilerek Hak nezdinde doğruluk ne ise, işte o istenmektedir. Aslında bizim Cenâb-ı Hakk’ın istediği mânâda bir doğruluğu kavramamız da, yaşamamız da oldukça zordur. Onun için emir mutlak gelmiş ve bize şu tenbih yapılmıştır: Sizler gücünüz ve kabiliyetiniz ölçüsünde Allah’ın emir ve yasaklarına riayet hususunda dosdoğru olunuz!.. Evet istenen budur ve Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) de bir hadis-i şeriflerinde bu mânâya parmak basar; “Allah’ın yasaklarından kaçının; emrettiklerini de gücünüz yettiğince yerine getiriniz.”3 buyurur. Görüldüğü gibi burada zina, hırsızlık, içki gibi münker ve yasak olan fiillerde “gücünüz yettiğince” kaydı yok.

296