İçeriğe geç

Hatta bazen bu âyetin arkasından halka hâlinde Ashab-ı Kehf’in isimleri de yazıla gelmiştir. Bu âyetin ve Ashab-ı Kehf’in isimlerinin okunması hadis-i şeriflerle sabit değilse de ehl-i keşfin bulmasıyla sabittir ve inkâr edilmeyecek kadar kuvvetlidir. Binaenaleyh kötü nazarların nazarından korunabilmek için bu dualar yapılabilir, sonra da ciddi bir tevekkül ile –inşâallah– nazar bertaraf edilmiş olur.

İnsanın her an Allah ile münasebeti güçlü olmadığından ervah-ı habîse, cinler ve şerirler onun boşluklarından girip ona tesir edebilirler. Burada bir kanundan bahsetmek istiyorum. Cin taifesinin, insanlarla alâkalarının olduğu bir gerçektir. Ancak bunların zararlı olmaları, insanın zarara müsait bir hâl içinde bulunmasına bağlıdır. Bu şerli taife, insanın isyan, laubalilik ve gaflet gibi hâllerinden istifade ederek bu açık deliklerden içeriye girebilir ve hükümlerini icra edebilirler. Ama onlar, teslimiyeti güçlü, kalbi her an ilâhî âlemle donanımlı kimselere asla tesir edemezler.

Hâsılı, kazanca da nazar tesir edebilir. Bundan korunmak için evvelâ, helâlinden kazanılmalı; ikincisi, malın zekâtı verilerek Allah yolunda sigorta edilmek suretiyle teminat altına alınmalı; üçüncü olarak, o malı iyi yolda sarf etme kanaat ve niyetinde bulunulmalı ve son olarak da, yukarıda ifade edilen dualar yapılmalıdır. İşin doğrusunu “Allâmu’l-guyûb” olan Allah bilir.

[1] İbn Mâce, tıp 32; el-Hâkim, el-Müstedrek 4/239.[2] Buhârî, vekâlet 10, bed’ü’l-halk 11, fedâilü’l-Kur’ân 10; en-Nesâî, es-Sünenü’l-kübrâ 6/238.[3] Ebû Dâvûd, edeb 100, 101

197