İçeriğe geç

Bu konuda melekler ve mevsimler arasında bir irtibat kurulup her bir meleğin bir mevsime delâlet edebileceği de söylenebilir. Mesela, Mikâil bahar mevsimine yani işin baharına delâlet edebilir. O, Cenâb-ı Hakk’ın yeryüzü deposunda gıda olarak bize gönderdiği şeylerin paketlenmesi, depolara yerleştirilmesi durumuna nezaret eder. İsrâfil sûra nefh edecektir ki, bu da hayata, canlanmaya ve dirilmeye işaret eder… Evet, bu tür münasebetler olabilir. Keza Hazreti Ebû Bekir, İslâm adına tertemiz bir bahar havası ifade etmiştir. Hazreti Ömer devrinde bu işin yaz mevsimine geçilmiş, Hazreti Osman devrinde bir kısım fırtınalar baş göstermiş, Hazreti Ali devri bir yarı kış veya tam kış gibi olmuştur ki bu tür şeyler akla gelse de Cenâb-ı Hakk’ın bu hikmetten ötürü hem mevsimleri, hem halifeleri, hem de gökteki melekleri dört yaratmış olduğu söylenemez.

Bir meseleyi tekrar arz edeyim. Meleklerin, halifelerin, mevsimlerin… belli sayıda olmasıyla meseleleri izah etme işi, konuyu üstûreye götürme, hakikatinden çıkarma demek olacağından dolayı bunlarda –bir hikmet görünüyor olsa da– çok itimat etmemeli.

وَالْعِلْمُ عِنْدَ اللّٰهِ Her işin aslını, esasını yalnız Allah bilir.

167