Hz. Hatice Validemiz, İslâm’a en erken uyanan kadındır. Zaten Hatice, kelime mânâsıyla da “erken doğan” demektir. O, Efendimiz’den on beş sene erken doğmuş ve İslâm’a da herkesten erken uyanmıştır. Onda aynı zamanda böyle bir isim-müsemma uygunluğu da var. Mekke’nin en zenginlerinden olan bu kadın bütün servetini Allah ve Resûlü uğruna harcayıp tüketmiş.. öyle ki vefat ettiği zaman belki bir kefen bezi alacak kadar dahi varlığı kalmamıştı. İhtimal Allah Resûlü, borç bulduğu para ile ona kefen bezi almıştı ki, bence, o büyük kadın için en uygun ölüm şekli, ölüm sonrası hâli de böyle olmalıydı. Hâlbuki O, İslâm’a girmeden önce zenginliğiyle dillere destandı. Bu koca servet, son kuruşuna kadar dinin i’lâsı uğruna sarfedilmişti. Bu da ayrı bir sırat-ı müstakîm örneğiydi. Allah Resûlü, keremini öyle bir fetanetle kullanmıştı ki, yaptığı cömertliğin zerresi dahi boşa gitmemiş ve İslâm gücü olarak geriye dönmüştü…
Ve O’nun Tevazuu
O’nun mahviyet ve tevazuu da, fetanetinin ayrı bir buudu olarak yıldız gibi parlamaktadır. O, şöhreti artıp herkes tarafından kabul edildikçe, mahviyeti daha da derinleşmiştir. Tevazu ve mahviyet âdeta O’nunla beraber doğmuş gibiydi.. ömrünün sonuna kadar da gelişerek devam etti. مَنْ تَوَاضَعَ لِلّٰهِ رَفَعَهُ اللّٰهُ“Kim Allah karşısında mütevazi olursa Allah onu yüceltir.”487 diyen ve dediğini en iyi şekilde tatbik ve temsil eden, Hz. Muhammed Aleyhisselâm’dır.