İçeriğe geç

Âyetlerde ifade olunan Allah’a itaatle, Resûlullah’a itaat aynı şeyler değildir. Allah’ın emir ve nehiylerinde Allah’a, Resûlullah’ın emir ve nehiylerinde, yani O’nun sözlerinde, fiillerinde ve takrîrlerinde de O’na itaat açıkça Kur’ân-ı Kerim’in emridir. Çünkü, Allah’a itaat adına Kur’ân-ı Kerim’in ortaya koyup ve Resûlullah’ın (sallallâhu aleyhi ve sellem) tebliğ buyurdukları emir ve nehiylerin dışında, bir de, müstakillen sünnet eksenli emirler-yasaklar, terğibler-terhibler, teşvikler-tavsiyeler var ki, bütün bunları ifade sadedinde Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem): أَلَا إِنِّي أُوتِيتُ الْكِتَابَ وَمِثْلَهُ مَعَهُ “Şüphesiz, bana kitab ve onunla birlikte bir benzeri, bir misli verildi.”17 buyurmaktadır.

Ayrıca, yukarıda misal olarak getirdiğimiz âyet-i keri-melerde, Allah’a ve Resûlü’ne ayrı ayrı itaat emredildikten sonra: “Resûlullah’tan yüz çevirmeyin!” deniliyor ki, bu da, sünnete ittiba etmemenin, hatta onu hafife almanın ve sorgulamanın bir nevi irtidat olduğunu ifham etmektedir.

3. Bu mevzuyla alâkalı olarak, Kur’ân-ı Kerim’de geçen âyetlerden bazıları da şunlardır:

a.يَۤا أَيُّهَا الَّذِينَ اٰمَنُوا أَطِيعُوا اللّٰهَ وَأَطِيعُوا الرَّسُولَ وَأُۨولِي الْأَمْرِ مِنْكُمْ“Ey iman edenler; Allah’a itaat edin, Resûl’e itaat edin ve sizden olan ulü’l-emre de (içinizden çıkan, inanç, duygu ve düşüncelerinizi paylaşan, acıda, sevinçte, kederde sizinle beraber olan büyüklerinize de) itaat edin.”18

Âyet, Resûlullah’tan sonra gelen emir sahiplerine ve büyüklere itaati bile emrederken, insanlık adına büyükler büyüğü, kendilerine itaat edilmesi emrolunan büyüklerin de büyüğü, melcei, mencei Resûlullah’a itaat etmemek.. Kur’ân dışında O’nun sünnetini, yani mübarek sözlerini, fiillerini kâle almamak ve O’na ayrı bir emretme, yasaklama hakkı ve selahiyetini vermemek, acaba hangi insafla telif edilir?

343