Sesli Cevşen100 esmâ · 10 bâb8:18

41 – 50. Bâblar

Cevşen-i Kebir’in 5. onlusu. Arapça metni ve Türkçe mealiyle okuyun, tilâveti dinleyin.

Tüm bölümler
Okuyan
Enes Sakallı
Cevşen-i Kebir · tam tilâvet
٤١
41. Bâb
10 esmâ

وَاَسْأَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ

Allahım! Senden şu birbirinden güzel isimlerinin hakkı için diliyor ve dileniyorum:

1

يَا غَافِرُ

Ey her türlü günah ve hataları yarlığayan Ğâfir!

2

يَا سَاتِرُ

Ey ayıp ve kusurları örtüp gizleyen Sâtir!

3

يَا قَاهِرُ

Ey her şeyi Kendi iradesine râm eden Kâhir!

4

يَا قَادِرُ

Ey her şeye gücü yeten Kâdir!

5

يَا نَاظِرُ

Ey açık gizli her şeyi görüp kontrol eden Nâzır!

6

يَا فَاطِرُ

Ey mevcudatı yoktan ve emsalsiz şekilde yaratan Fâtır!

7

يَا شَاكِرُ

Ey şükredeni karşılıksız bırakmayan ihsan sahibi Şâkir!

8

يَا ذَاكِرُ

Ey Kendisini zikr u fikr u ibadetle yâd eden kullarını teşrif ve tekrimle anan Zâkir!

9

يَا نَاصِرُ

Ey inanan kullarını salih amellerinde ve zor anlarında yardımsız bırakmayan Nâsır!

10

يَا جَابِرُ

Ey dilediğine cebr ile iş yaptıran ve kullarının kırık döküklerini sarıp sarmalayan, işlerini düzeltip eksiklerini gideren Câbir!

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ (٤١)

Sübhansın Allahım, bütün noksanlardan münezzehsin, yücesin. Senden başka ilâh yoktur. Eman diliyoruz Senden, muhafaza buyur bizi Cehennem’den.

٤٢
42. Bâb
10 esmâ
1

يَا مَنْ هُوَ فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ سَب۪يلُهُ

Ey karaları ve denizleri kullarına musahhar eden ve onlarda türlü türlü yollar var eden!

2

يَا مَنْ هُوَ فِي اْلاٰفَاقِ اٰيَاتُهُ

Ey kendi nefislerinde yarattığı gibi, dış dünyada da insanlar için Hakk’ın varlık ve birliğine deliller yaratan!

3

يَا مَنْ هُوَ فِي اْلاٰيَاتِ بُرْهَانُهُ

Ey her bir âyet Kendi varlık, rahmet ve kudretine apaçık bir burhan olan!

4

يَا مَنْ هُوَ فِي الْمَمَاتِ قُدْرَتُهُ

Ey ölümlerde kudretinin tecellilerini sergileyen!

5

يَا مَنْ هُوَ فِي الْقُبُورِ عِزَّتُهُ

Ey kabir âleminde izzet ve azameti daha açık ve net görünen!

6

يَا مَنْ هُوَ فِي الْقِيَامَةِ مِلْكَتُهُ

Ey yevm-i kıyamette, esbap perdesi ortadan kalktığında, her şeyin malik ve hâkimi olduğu, herkes tarafından hakka’l-yakîn anlaşılacak olan!

7

يَا مَنْ هُوَ فِي الْحِسَابِ هَيْبَتُهُ

Ey hesap gününde heybet ve mehâbeti en âşikâr şekilde görülecek olan!

8

يَا مَنْ هُوَ فِي الْم۪يزَانِ قَضَٓائُهُ

Ey mizanda bütün amellerin karşılığını eksiksiz, tastamam veren!

9

يَا مَنْ هُوَ فِي الْجَنَّةِ رَحْمَتُهُ

Ey Cennet’te mü’min kullarına rahmetinin bütün eserlerini sergileyen!

10

يَا مَنْ هُوَ فِي النَّارِ عَذَابُهُ

Ey inkârcı ve isyankârlara karşı Cehennem’de azabıyla tecelli eden!

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ (٤٢)

Sübhansın Allahım, bütün noksanlardan münezzehsin, yücesin. Senden başka ilâh yoktur. Eman diliyoruz Senden, muhafaza buyur bizi Cehennem’den.

٤٣
43. Bâb
10 esmâ
1

يَا مَنْ هُوَ اِلَيْهِ يَهْرَبُ الْخَٓائِفُونَ

Ey havf ve haşyet yaşayanlar sadece Kendisine yönelen!

2

يَا مَنْ هُوَ اِلَيْهِ يَفْزَعُ الْمُذْنِبُونَ

Ey günaha düşenler rahmetine sığınan!

3

يَا مَنْ هُوَ اِلَيْهِ يَقْصِدُ الْمُن۪يبُونَ

Ey tevbe ve inabede bulunanlar yüce dergâhına teveccüh eden!

4

يَا مَنْ هُوَ اِلَيْهِ يَلْجَأُ الْعَاصُونَ

Ey isyankâr duruma düşenler afv u safhına iltica eden!

5

يَا مَنْ هُوَ اِلَيْهِ يَرْغَبُ الزَّاهِدُونَ

Ey dünyanın faniyât u zâilâtını terk eden zâhitler yüce nezdindeki bâkiyât u salihâta göz diken!

6

يَا مَنْ هُوَ ف۪يهِ يَطْمَعُ الْخَاطِؤُنَ

Ey hata ve günahla tökezleyenler sadece sonsuz rahmetinden af bekleyen!

7

يَا مَنْ هُوَ يَسْتَاْنِسُ بِهِ الْمُر۪يدُونَ

Ey Hakk’ın rıza ve hoşnutluğunu kendi istek ve dileklerine tercih edenler yalnız Kendisiyle ünse eren!

8

يَا مَنْ هُوَ يَفْتَخِرُ بِهِ الْمُحْسِنُونَ

Ey ihsana kilitlenmiş muhsinler amellerini sadece Yüce Zâtına arz etmeye niyet eden ve bununla iftihar eden!

9

يَا مَنْ هُوَ عَلَيْهِ يَتَوَكَّلُ الْمُتَوَكِّلُونَ

Ey bir istinat noktası arayanlar yalnız Kendisine tevekkül eden!

10

يَا مَنْ هُوَ يَسْكُنُ بِهِ الْمُوقِنُونَ

Ey yakîn ufuklarında dolaşanlar bir tek Kendisiyle sükûn ve huzur bulan!

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ (٤٣)

Sübhansın Allahım, bütün noksanlardan münezzehsin, yücesin. Senden başka ilâh yoktur. Eman diliyoruz Senden, muhafaza buyur bizi Cehennem’den.

٤٤
44. Bâb
10 esmâ
1

يَٓا اَقْرَبُ مِنْ كُلِّ قَر۪يبٍ

Ey her şeye her şeyden daha yakın Karîb!

2

يَٓا اَحَبُّ مِنْ كُلِّ حَب۪يبٍ

Ey sevgisi dinimiz, imanımız, cesetlerde canımız Sevgililer Sevgilisi Habîb!

3

يَٓا اَعْظَمُ مِنْ كُلِّ عَظ۪يمٍ

Ey en büyük ve ulu olan Azîm!

4

يَٓا اَعَزُّ مِنْ كُلِّ عَز۪يزٍ

Ey eşi, benzeri olmayan yegâne galip ve Azîz!

5

يَٓا اَقْوٰى مِنْ كُلِّ قَوِىٍّ

Ey dilediğini dilediği gibi icra eden, gerçek güç ve kuvvetin yegâne sahibi Kaviyy!

6

يَٓا اَغْنٰى مِنْ كُلِّ غَنِىٍّ

Ey kimseye muhtaç olmayan fakat başka her şey Kendisine muhtaç olan Ğaniyy!

7

يَٓا اَجْوَدُ مِنْ كُلِّ جَوَادٍ

Ey Cömertler Cömerdi Cevâd!

8

يَٓا اَرْأَفُ مِنْ كُلِّ رَؤُوفٍ

Ey re’fet ve şefkati bütün şefkatlerin kaynağı olanı Raûf!

9

يَٓا اَرْحَمُ مِنْ كُلِّ رَح۪يمٍ

Ey Merhametliler Merhametlisi Rahîm!

10

يَٓا اَجَلُّ مِنْ كُلِّ جَل۪يلٍ

Ey celâl ve azametiyle bütün nefislerde ürperti ve haşyet hâsıl eden Celîl!

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ (٤٤)

Sübhansın Allahım, bütün noksanlardan münezzehsin, yücesin. Senden başka ilâh yoktur. Eman diliyoruz Senden, muhafaza buyur bizi Cehennem’den.

٤٥
45. Bâb
10 esmâ

وَاَسْأَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ

Senden şu birbirinden güzel isimlerinin hakkı için diliyor ve dileniyorum Allah’ım!:

1

يَا قَر۪يبُ

Ey her şeye şah damarından daha yakın olan Karîb!

2

يَا رَق۪يبُ

Ey zâhir-bâtın her şeyi görüp kontrol eden Rakîb!

3

يَا حَب۪يبُ

Ey muhabbet erlerinin, Yüce Zâtını yine Zâtı için sevip inkıyat ettikleri Habîb!

4

يَا مُج۪يبُ

Ey dualara icabet eden ve isteklere mukabelede bulunan Mücîb!

5

يَا حَس۪يبُ

Ey her şeye yeten ve herkesin hesabını görecek olan Hasîb!

6

يَا طَب۪يبُ

Ey görünen ve görünmeyen hastalıklara şifa ihsan eden Tabîb!

7

يَا بَص۪يرُ

Ey her şeyi Zâtına mahsus basarla gören Basîr!

8

يَا خَب۪يرُ

Ey herkesten ve her şeyden haberdar Habîr!

9

يَا مُن۪يرُ

Ey nuruyla kâinatın çehresini nurlandırdığı gibi Kendisine teveccüh eden samimi gönülleri de nurlandıran Münîr!

10

يَا مُب۪ينُ

Ey tekvînî ve teşriî beyanlarıyla varlık ve birliğini apaçık gösteren Hakk-ı Mübîn!

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ (٤٥)

Sübhansın Allahım, bütün noksanlardan münezzehsin, yücesin. Senden başka ilâh yoktur. Eman diliyoruz Senden, muhafaza buyur bizi Cehennem’den.

٤٦
46. Bâb
10 esmâ
1

يَا غَالِبًا غَيْرَ مَغْلُوبٍ

Ey her zaman dilediğini gerçekleştiren yegâne Gâlip!

2

يَا صَانِعًا غَيْرَ مَصْنُوعٍ

Ey kâinatın bağrına serpiştirilmiş birbirinden güzel masnûatın sanatperver sanatkârı, biricik Sâni’!

3

يَا خَالِقًا غَيْرَ مَخْلُوقٍ

Ey Kendisinden başka bir yaratıcı olmayan yegâne Hâlık!

4

يَا مَالِكًا غَيْرَ مَمْلُوكٍ

Ey bütün mülk Kendisine ait olan Mâlik!

5

يَا قَاهِرًا غَيْرَ مَقْهُورٍ

Ey her şeyi Kendi iradesine râm eden Kâhir!

6

يَا رَافِعًا غَيْرَ مَرْفُوعٍ

Ey makam ve mevkileri yükseltmek yalnız Zâtının şanı olan Yüceler Yücesi Râfi’!

7

يَا حَافِظًا غَيْرَ مَحْفُوظٍ

Ey koruyup kollayan, Kendisi ise hiçbir zaman hiçbir şeye muhtaç olmadığı gibi korunmaya da muhtaç olmayan Hâfiz!

8

يَا نَاصِرًا غَيْرَ مَنْصُورٍ

Ey bütün yardım ve zaferlerin yegâne kaynağı Nâsır!

9

يَا شَاهِدًا غَيْرَ غَٓائِبٍ

Ey her yerde, her an hazır ve nazır olan Şâhid!

10

يَا قَر۪يبًا غَيْرَ بَع۪يدٍ

Ey her şeye her zaman en yakın olan Karîb!

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ (٤٦)

Sübhansın Allahım, bütün noksanlardan münezzehsin, yücesin. Senden başka ilâh yoktur. Eman diliyoruz Senden, muhafaza buyur bizi Cehennem’den.

٤٧
47. Bâb
10 esmâ
1

يَا نُورَ النُّورِ

Ey iman ve hidayet gibi her türlü hayır ve güzelliğin biricik ışık kaynağı, bütün nurların yegâne menbaı ve birbirinden güzel isimlerinden biri de Nur olan!

2

يَا مُنَوِّرَ النُّورِ

Ey bütün nurları ve nuranileri nurlandıran!

3

يَا مُصَوِّرَ النُّورِ

Ey nurlara ve nurlu varlıklara değişik sûretler bahşeden!

4

يَا خَالِقَ النُّورِ

Ey bütün nurları yaratan!

5

يَا مُدَبِّرَ النُّورِ

Ey yarattığı nurlara belli ölçüler takdir eden!

6

يَا مُقَدِّرَ النُّورِ

Ey bütün kâinatı tedbir ve idare ettiği gibi nurları da dilediği gibi sevk ve idare eden!

7

يَا نُورًا قَبْلَ كُلِّ نُورٍ

Ey ezelî varlığı her nurdan evvel ve semavat u arzın nuru olan!

8

يَا نُورًا بَعْدَ كُلِّ نُورٍ

Ey başka bütün nurlar fena bulduktan sonra Kendi nuru ebedlere kadar sürecek olan!

9

يَا نُورًا فَوْقَ كُلِّ نُورٍ

Ey bütün nurların üstünde ve onların hepsinin yegâne kaynağı olan!

10

يَا نُورًا لَيْسَ مِثْلَهُ نُورٌ

Ey hiçbir nur Kendisinin misli ve benzeri olmayan yüce, münezzeh Nur!

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ (٤٧)

Sübhansın Allahım, bütün noksanlardan münezzehsin, yücesin. Senden başka ilâh yoktur. Eman diliyoruz Senden, muhafaza buyur bizi Cehennem’den.

٤٨
48. Bâb
10 esmâ
1

يَا مَنْ عَطَٓاؤُهُ شَر۪يفٌ

Ey atâ ve ihsanlarında şan u şerefini izhar eden ve onlarla kullarını şereflendiren!

2

يَا مَنْ فِعْلُهُ لَط۪يفٌ

Ey fiillerinde lütfunun tecellileri açıkça görünen!

3

يَا مَنْ لُطْفُهُ مُق۪يمٌ

Ey akıp gelen ve ötede de devam eden lütufları Kayyûmiyetinin eserlerinden olan!

4

يَا مَنْ اِحْسَانُهُ قَد۪يمٌ

Ey kullarına ihsan ve iyilikleri daha onları yaratmadan başlayan!

5

يَا مَنْ قَوْلُهُ حَقٌّ

Ey her beyanı gerçeğin ta kendisi olan!

6

يَا مَنْ وَعْدُهُ صِدْقٌ

Ey vaatlerinde her zaman sadık bulunan ve onları mutlaka yerine getiren!

7

يَا مَنْ عَفْوُهُ فَضْلٌ

Ey kulları hak etmediği hâlde onları fazlıyla affeden!

8

يَا مَنْ عَذَابُهُ عَدْلٌ

Ey azabı adaletinin tecellisi olan!

9

يَا مَنْ ذِكْرُهُ حُلْوٌ

Ey zikrinin tadına doyulmayan!

10

يَا مَنْ اُنْسُهُ لَذ۪يذٌ

Ey kullarına enîs ü celîs olduğu zaman o ünsün lezzeti başka hiçbir şeyde bulunmayan!

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ (٤٨)

Sübhansın Allahım, bütün noksanlardan münezzehsin, yücesin. Senden başka ilâh yoktur. Eman diliyoruz Senden, muhafaza buyur bizi Cehennem’den.

٤٩
49. Bâb
10 esmâ

وَاَسْأَلُكَ بِاَسْمَٓائِكَ

Allahım! Senden şu birbirinden güzel isimlerinin hakkı için diliyor ve dileniyorum:

1

يَا مُنَوِّلُ

Ey yarattıklarını ayrı ayrı nevale ve ihsanlara nail kılan Münevvil!

2

يَا مُفَصِّلُ

Ey sayısız delil ve işaretler sergileyerek hak ile bâtılın arasını tastamam ayıran Mufassıl!

3

يَا مُبَدِّلُ

Ey seyyiatı hasenata tebdil eden ve varlık âleminde yaptığı değişikliklerle sayısız esmâsının cilvelerini gösteren Mübeddil!

4

يَا مُسَهِّلُ

Ey tecelli eyleyince her işi âsân eden, zorlukları kolaylığa çeviren Müsehhil!

5

يَا مُذَلِّلُ

Ey sonsuz kudretiyle her varlığı hükmüne râm eden ve müstahak olanları zillete maruz bırakan Müzellil!

6

يَا مُنَزِّلُ

Ey yüce katından melekler, kitaplar indiren; itaat edenlere rahmet, isyankârlara da belâ ve musibet yağdıran Münezzil!

7

يَا مُحَوِّلُ

Ey mevcudatı ve kullarının kalblerini hâlden hâle sokarak esmâ-i hüsnâsının nakışlarını sergileyen Muhavvil!

8

يَا مُجَمِّلُ

Ey cemâliyle, göz ve gönüllere kâinatın çehresinde sayısız güzellikler sunan Mücemmil!

9

يَا مُكَمِّلُ

Ey her varlığı istidadının kemâl noktasına, dilediğinde de varlığın kendisini aşan istidatlara ulaştıran Mükemmil!

10

يَا مُفَضِّلُ

Ey kullarına ihsanlar bahşeden ve istediğini fazl u ihsanlarıyla başkalarından üstün kılan Mufaddil!

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ (٤٩)

Sübhansın Allahım, bütün noksanlardan münezzehsin, yücesin. Senden başka ilâh yoktur. Eman diliyoruz Senden, muhafaza buyur bizi Cehennem’den.

٥٠
50. Bâb
10 esmâ
1

يَا مَنْ يَرٰى وَلَا يُرٰى

Ey herkesi ve her şeyi her an gören fakat Yüce Zâtı gözle görülmeyen!

2

يَا مَنْ يَخْلُقُ وَلَا يُخْلَقُ

Ey zâhir-bâtın her şeyi temelden yaratan ve varlığı Kendinden olan!

3

يَا مَنْ يَهْد۪ي وَلَا يُهْدٰى

Ey hidayete erdiren, gönülleri hidayete açan ve her hidayetin kaynağı olan!

4

يَا مَنْ يُحْي۪ي وَلَا يُحْيٰى

Ey maddî-mânevî hayat veren ve hayatı Kendinden, ebedî hayy olan!

5

يَا مَنْ يُطْعِمُ وَلَا يُطْعَمُ

Ey varlıkları doyurup besleyen fakat Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmadığı gibi rızka da muhtaç olmayan!

6

يَا مَنْ يُج۪يرُ وَلَا يُجَارُ

Ey kullarını koruyup kollayan ama Kendisinin korunup kollanmaya asla ihtiyacı olmayan!

7

يَا مَنْ يَقْض۪ي وَلَا يُقْضٰى عَلَيْهِ

Ey dilediğini dilediği şekilde gerçekleştiren ve hükmünün önüne asla geçilemeyen!

8

يَا مَنْ يَحْكُمُ وَلَا يُحْكَمُ عَلَيْهِ

Ey nasıl dilerse öyle hükmeden ve hükmü karşısında durulamayan!

9

يَا مَنْ لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ

Ey doğurma ve doğurulmuş olma gibi yaratılmışlara mahsus ârızi hâllerden münezzeh, müberra ve muallâ bulunan!

10

وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا اَحَدٌ

Ey hiçbir şey Yüce Zâtına denk ve benzer olmayan!

سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانَ الْاَمَانَ اَجِرْنَا مِنَ النَّارِ (٥٠)

Sübhansın Allahım, bütün noksanlardan münezzehsin, yücesin. Senden başka ilâh yoktur. Eman diliyoruz Senden, muhafaza buyur bizi Cehennem’den.