İçeriğe geç

2- Bu dünya imtihan için açılmıştır. İmtihan da gaybe iman esası üzerine cereyan etmektedir. Yaptığı kötülüklerin cezasını aşağı bir mahluk suretinde yaşayan bir ruh, ikinci bir cesede girme fırsatını bulunca, hem mesele gaybîlikten çıkacak, hem de görüp tattığı ızdıraplardan ötürü, sürekli beden değiştirme işini sona erdirebileceği bir yola girecektir ki, bu da tenasüh düşüncesinin kendi kendini nakzetmesi, kendi kendini yıkması demektir.

3- Her ferdin mutlak saadete namzet olabilmesi için böyle çok ızdıraplı bir ruhlar muhaceretine lüzum görüldüğü takdirde, Allah’ın zalimlere ceza, iyi kimselere de, mükâfat vaadi abes olacaktır. Bu ise Zât-ı Ulûhiyet hakkında muhaldir, bâtıldır.

4- Kur’ân ve sair semavî kitapların, günahların affedileceğine dair olan beyanları, affedilebilmek için ruhların ızdıraplı ve uzun seyahatlerini fuzûlî ve mânâsız göstermektedir. Rahmeti Sonsuz olana şâyeste olan da budur. Buda, bir sükunet ve bir atâlet olan “Nirvana”sını bu meşakkatli yolculuktan daha huzur verici bulmuş olacak ki, Brahmanizm muzdariplerini daha huzurlu bulduğu bu ufka davet etmektedir.

Bizde ise, affedilmeyecek günah yoktur. Ve Allah (celle celâluhu) tevbe eden herkesin günahını bağışlayacağını vaad etmektedir. Bu hususta günahının azlığına çokluğuna bakılmadığı gibi, son dakikalara kadar ferdin günah içinde bulunmasına da bakılmayacaktır. Bütün hayatı isyanla geçmiş bir mücrim, bir tek saatlik nezih hayatıyla, Allah’ın rahmetine mazhar olabilir…

5- Keza tenasüh devr-i daim yücelebilmek için, uzun ve yorucu seyahat, Cenâb-ı Hakk’ın hususî iltifat ve rahmetine zıttır. Zira, o istediği zaman eracif içinde aldığı en pesbayağı şeyleri dahi som altın hâline getirir ve en kıymetli yapar. Bu da onun, hususî atâyâsı, hususî ihsanıdır.

111