Kahtân, Yemen’de bir yer ismidir. Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), Kahtânî’nin Yemen asıllı olacağından ve Mehdi’den sonra zuhur edeceğinden bahsetmektedir.52 Hadisteki karakteristik ifadeden bu zatın biraz despot ve mütekebbir bir insan olduğu/olacağı anlaşılmaktadır. İmam Kastallânî, bu zâtın, iman noktasında Mehdi’den geri kalmayacağını söylemektedir. Fakat bu yorum, İmam Kastallânî’nin şahsî yorumudur. Hadis-i şeriflerde, onun halkı zorla ve kamçı ile camiye sokacağı ifade edilmektedir. Bu türlü bir durum yakın ve uzak tarihimizde çok olmuştur. Bu sebeple Yemen asıllı böyle bir zat zuhur etmiş ve misyonunu eda edip gitmiş de olabilir.
Haddizatında bu hadis, dünyanın her yerinde bu türlü kimselerin zuhur edeceğine bir işaret de olabilir ki, o zaman maksadın bir şahs-ı mânevî olduğu mânâsı anlaşılır. Bu takdirde şöyle demek mümkündür: Şahs-ı mânevî olarak mehdiyeti temsil edecek pek çok zât gelebileceği gibi, Kahtânîliği temsil edecek Cehcâh türünden insanlar da zuhur edebilir ve onlar, mü’minleri zorla namaza götürebilirler. Mesela İstiklal Harbine hazırlandığımız yıllarda halkımız kamçılarla camilere dolduruluyordu. O devirde yarım imanlı kimselerin çoğu da abdestsiz olarak camilere giriyorlardı. Bu böyle olabileceği gibi aynı zamanda ileride dünyanın çeşitli yerlerinde nesli zorla mescitlere sokmak isteyecek bazı zevatın ortaya çıkacağına da işaret olabilir.