Tarih boyunca farklı adlarla ortaya çıkan dinlerin aslı bir tek ağacın gövdesi gibidir. Daha sonra dal-budak salmış, yapraklar çıkarmıştır. Mizaç, meşrep ve algılamaların meydana getirdiği nüanslar da yine o birliğe bağlı hüviyettedir. Din birdir ancak zamanla bu ‘bir’den çok ciddi şekilde inhiraf etmeler olmuştur. Allah bir iken O’nunla aralarına bir kısım vasıtalar koyarak Allah’ı unutanlar olmuştur. Allah’ın vasıta olarak yarattığı maddeyi –asrımızda olduğu gibi– ilâh yerine koyanlar, maddeye inananlar, materyalist düşünceye bağlananlar olmuştur. Bunlar ciddi inhiraflardır ve beşer bunları kendi iradesiyle kendi başına musallat etmiştir. Meşiet-i ilâhiye de insanı kendi hürriyet ve iradesiyle seçtiği durumla baş başa bırakmış ve ona göre bir yaratmada bulunmuştur.
9 Enbiyâ sûresi, 21/23.
10 Hûd sûresi, 11/107; Bürûc sûresi, 85/16.
11 Hûd sûresi, 11/118.