sözüyle cevap vermiştir. Evet, geçmişi olmayan milletlerin geleceği de olamaz. Zira hâlihazırdaki durumumuz geçmiş üzerinde değişik dalga boylarına ulaşır ve bunlar, aynı zamanda sürgünler hâlinde geleceğe yürür. Mâzisi, kültürü, bir kısım medenî kriterleri ve geçmişi ikame etme düşüncesi olmayan milletlerin, yeni bir gelecek kurmaları da mümkün değildir. Bu açıdan bir milletin ilelebet payidar olması adına geçmişin unutulmaması önemli bir dinamiktir. Evet, mâzi unutulmamalı, hâl çok iyi değerlendirilmeli ve bu sayede geleceğe de sağlam ve emin adımlarla yürünmelidir.
Bahsini ettiğimiz bu üçlü zaman dilimi, yeryüzü mirasçılarının zamanıdır. Bu meseleyi farklı zamanlarda ariz ve amik olarak arz ettiğim için, ilgili yerlere havale ederek sözlerimi merhum Mehmet Âkif’in yapmış olduğu Asr sûresinin manzum meâliyle noktalamak istiyorum:
Hz. Hatice Validemiz
Hz. Hatice Validemizin, Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) nezdinde çok büyük değer ve kıymeti vardır. Çünkü o, Efendimiz’in ilk zevcesi olmanın yanında, daha başka birçok meziyete de sahiptir ki, bunları şöylece sıralayabiliriz: