İçeriğe geç

Cemiyeti büyüten, ferdin vicdanıdır. Fert kaskatı, kendisini daima bir kısım hususiyetleriyle hissettirip duruyorsa, bu cemiyet geçici olarak kurulsa bile devam etmez, zamanla yerle bir olur. Fakat fertler müsamahalı, vicdanları alabildiğine geniş, Resûlullah gibi أَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَ sırrına mazhar iseler; kuracakları cemiyet köklü, sağlam olacaktır. Böyle bir cemiyete herkes rahatlıkla girebilir. Böyle bir cemiyet belki çok çabuk kurulmaz; fakat çok uzun ömürlü olur. Ve zamanla tarihin kaderine hâkim olabilir ki, Resûller yolu da bu yoldur. En mükemmel şekliyle bize, cemiyetin ilk rüknü olma imtiyazını yine Resûlullah göstermiştir. Sonra teker teker fertlerde bunu tam görmesek bile, Resûlullah’ın (sallallâhu aleyhi ve sellem) tesis buyurduğu cemaatte tam mânâsıyla görebiliriz. İnşâallah ahir zamanda insanlığa yeni bir veche verecek, tıkanmış ilimlerin yolunu açacak, maddî ve mânevî semalara doğru yükselmeyi temin edecek Kur’ân cemaatine Allah, bu sine genişliğini ihsan buyuracaktır. Bunu O’nun sonsuz rahmetinden umuyoruz…

Vicdanı dar, kalbi katı, his ve kaprislerini yaşayan bir kısım kimseler, âhenkli bir cemiyet içinde her ne kadar âhengi bozmadan yürüyebilseler bile, yeni bir cemaat teşkil etmeleri düşünülemeyeceği gibi; fikrî tekelleşmeyle “Herkes benim gibi düşünsün.” diyen, nefsinin esiri kimselerin de cemiyet teşkil etmeleri asla ve kat’a düşünülemez.

171