Evet, çocuğun yaşına göre mama vermek, yaşına göre ders anlatmak şart olduğu gibi, bu mevzuda da önce boş kalbin doyurulup tatmin edilmesi esastır. Yoksa inançsız biri için “Her şeyi kabul etsin de gelsin.” diyemiyeceğimiz gibi, “Namaz kılmasan olur.” da diyemeyiz. Düşüncesinden dolayı şahsen münasebet caiz olmayan kâfire karşı kalben buğz etmekle beraber, kendisiyle her zaman diyaloğa açık bulunmamız gerektiğini de bilmeliyiz.
Evet, muhabbet fedaileri olarak vurana elsiz, sövene dilsiz ve aynı zamanda gönülsüz olmak mecburiyetindeyiz. Bırakın yumrukla karşılık vermeyi, bülbül-gül münasebeti içinde bulunmalıyız ki, duygularda ve düşüncelerde güller açsın.
Evet, Efendimiz dahil hiçbir peygamberin insanları döverek, öldürerek yola getirdiği görülmüş değildir; böyle bir davranış ancak Hz. Musa’nın dünyaya geldiğini kâhinlerden öğrenip, tenkîl adına yeni doğan bütün erkek çocukları acımasızca boğazlayan Firavun ve onun gibi olanlarda görülebilir.24 Kalb ve fikir tatminsizliği içinde bulunan neslimize yumruk ve huşunet göstermek, zaten her şeyden mahrum olan kalb ve kafalarını, yumuşatma yerine dinamitlemek demektir. Yüzde bir sivilce varsa, bunu sıkmak veya kesmekle değil, en müessir bir ilaçla tedavi etmek lâzımdır. Günümüzde mânevî sahadaki müessir ilaçlar, iman dersleridir.
23. İrşad ve tebliğ nasıl bir vazifeyse, tekniğine uygun yapılması da aynı şekilde bir vazifedir
En basit işlerde, meselâ ticarette, çiftçilikte bile bir hedef, bir gaye, bir fizibilite, bir plân ve proje aranır. Hâl böyle iken, en büyük mesele olan imanın kurtulması, kalblerin huzura kavuşturulması, Cennet yollarının açılması ve bir milletin saadet ve selâmete ulaştırılması gibi ciddî meselelerde plân, proje ve ihtimamın olmaması düşünülebilir mi?
Dipnotlar
- 24 Bkz.: İbn Kesir, el-Bidâye ve’n-nihâye 1/222-223.