Şundan ki, meselâ, beşerin pek mühim gördüğü elektrik, tayyare ve füze gibi vasıtalar: “Biz neden Kur’ân’da sarahaten geçmiyoruz?” diye soracak olurlarsa, karşılarına hemen Güneş, Ay ve yıldızlar, galaksi ve kuasarlar çıkıp: “Haddinizi bilin, bir sinek kanadı bile sizden çok daha mühim, çok daha sanatlı ve çok daha harikadır. Öyleyse, protokoldeki yerinizi karıştırmayın; siz ancak çapınız ölçüsünde Kur’ân’da yer alabilirsiniz.” der ve onları susturur.5
b) Kur’ân’da her şey vardır fakat muhtelif derecelerde ve çeşitli hüviyetlerde içtimaî düsturlar ve içtimaî ve kevnî kanunlar hâlinde vardır. Çok şey de, insanların çalışmasına ve gayretine terettüp eden nüve, çekirdek ve tohumlar hâlinde bulunur.
Deylemî’nin rivayet ettiği bir hadis-i şerifte Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), “Muhakkak her âyetin zâhiri, bâtını, bir haddi ve müttala’ı (yani açık ve işaret yollu mânâları, ayrıca da muttalî olunan ve anlaşılabilen bir haddi); bundan başka, her biri için de dallar ve budaklar (ve fünuna ait mânâlar) vardır.”6 buyurmaktadır.
Dipnotlar
- 5 Bkz.: Bediüzzaman, Sözler s.347-348.
- 6 Abdurrezzak, el-Musannef 3/358; Ebû Ya’lâ, el-Müsned 9/278.