İçeriğe geç

Evet, bazı şeylerin gerçekleşmesi belirli bir takvime bağlıdır. Bunların daha hızlı gerçekleştirilmesi mümkün değildir. Gerçi günümüzde teknolojinin imkânlarının çok geliştiği bir gerçektir ve bunlardan azami derecede istifadeyle pek çok şey daha hızlı, daha kolay elde edilebilir. Fakat siz hangi imkânları seferber ederseniz ediniz, hususi ilham ve ikramlara mazhar olan Efendimiz’in kuvve-i kudsiyesiyle gerçekleştirdiği tesiri ortaya koyamazsınız. Bu açıdan gaye-i hayalin gerçekleştirilmesi adına yürünen yolda çok realist ve rasyonel olmak gerekir.

Yegâne Gaye-i Hayalimiz

Günümüzde bütün meselelerini kuşku ve tereddüt üzerine bina etmiş, sürekli paranoya yaşayan, ağzını her açışında “Acaba şu hesapları mı var, bu hesapları mı var?” diyen bir hayli kimse var. Bu sebeple yanlış anlamaların önüne geçme adına burada kısa bir izah yapma lüzumu duyuyorum: Evet, bizim bir hesabımız, bir davamız ve bir gayemiz var. Bu da Allah rızasını kazanma ve bunun en büyük vesilesi olarak O’nu insanlara, insanları da birbirine sevdirme davasıdır. Bunun dışında bir şey düşünmeyi âdeta kendimize haram kılıyoruz. Rıza-i ilâhiye bağlanan insanlar ne Boğaziçi’ndeki yalı ve villalara talip olur ne şan u şöhret peşinde koşar ne de dünyevî makam ve mansıplara göz dikerler. Onlar öyle bir Güzel’e dilbeste olmuşlardır ki, O’ndan kopmayı O’na ihanet, kendilerine de hakaret sayarlar.

192