İçeriğe geç
23. Bölüm

Tayin Ve Tavzifler Karşısında Doğru Tavır

Soru: Bir müessesede yapılan tayin ve tavzifler karşısında takınılacak doğru tavır nedir?

Cevap: Herhangi bir müessesede tayin-tavzif sisteminin arızasız ve kusursuz işleyebilmesi, her şeyden önce oradaki idare ile muvazzaflar arasında karşılıklı güven duygusunun oluşmasına bağlıdır. Şayet hem insanları tavzif etme makamında olanlar hem de belirli vazife ve sorumlulukları yüklenen kimseler, üstlendikleri emanetin hakkını verir, en küçük bir hıyanetten dahi uzak durur ve çevrelerine güven vaat ederlerse, sistemde tıkanıklık ve problem yaşanmaz.

Bir Kurumun Tayin Heyetine Düşen Sorumluluklar

Biraz daha açacak olursak, ister devlet müesseselerinde isterse de özel teşebbüslerde tayinlerden sorumlu olan kimseler, herkese eşit muamele etmeli, kimseyi kayırmamalı ve kendi şahsî hesaplarına bağlı icraatta bulunmamalıdırlar. Bilakis görevlendirdikleri kimselerin durumlarını göz önünde bulundurmalı ve umumun maslahatına göre hareket etmelidirler. Eğer kendi çıkarlarını düşünür, nefislerine uyarlarsa kul hakkına girmiş, dolayısıyla günah işlemiş olurlar. Allah bunun hesabını sorar. Bu dünyada olmasa bile, bütün sırların ortaya döküldüğü ahiret gününde hesabını verirler. Kalblerindeki garaz, kötü niyet ve şahsî hesaplardan ötürü Allah’ın huzurunda çok mahcup olurlar.

İnsanları sevk ve idare etme konumunda bulunan kimselerin, vazife verecekleri insanların istidat ve kabiliyetlerini gözetmesi gerekir. Allah herkese farklı istidatlar vermiştir. Mesela birisi tam bir düzen ve disiplin insanıdır. Bir başkası araştırıcı bir ruha sahiptir. Tam bir kitap kurdudur. Mahzen-i esrar faresi gibi sürekli kitaplar arasında dolaşır, orijinal fikirleri bulur çıkarır. Öbüründe ince bir sanat ruhu vardır. Bir diğeri beyan kabiliyetine sahiptir. Söz söylemesini, nerede nasıl konuşacağını bilir vs. Bunların her birisi kabiliyetine göre ve yerinde istihdam edilirse Allah’ın izniyle başarılı olurlar.

162