İçeriğe geç

Bunun yanında, yapılan görevlendirme ile ilgili hususi bir durumumuz, farklı bir düşüncemiz varsa, onu üslubunca dile getirme de vazifelerimiz cümlesindendir ve meşveretin bir yanı sayılır. Mesela demeliyiz ki, “Beni irşat ve tebliğe yönlendiriyorsunuz. Fakat ben, bu alanda kabiliyetli değilim. Şöyle bir vazife yaparsam daha başarılı olurum.” Daha başka şahsî mülâhazalarımız da olabilir. Daha önce farklı bir alanda eğitim almış olabiliriz. Bir konuda sertifikamız bulunabilir. Veya ilgi ve alâka duyduğumuz işler daha farklıdır. Bu gibi durumların ifade edilmesi gerekir. Elbette sorumlulara düşen de, bütün bunları göz önünde bulundurmak ve ona göre karar vermektir.

Vazife Talebi ve Beklentiler

İster devlet dairelerinde, isterse sivil toplum kuruluşlarında olsun, tayinlerde yaşanan hoşnutsuzluk ve itirazların arkasında çoğu zaman beklentiler vardır. Yukarılara talip olan ve terfi bekleyen insanlar, beklediklerini bulamayınca problem çıkarırlar; tenzil olarak gördükleri makamlara karşı tavır alırlar. Ne var ki bu doğru değildir. Önemli olan, insanın iradesinin ve konumunun hakkını vermesi; üstlendiği vazife ve sorumlulukları en mükemmel şekilde yerine getirmesidir. Bunu yaparken de beklentilere girmemesi ve istiğnadan ayrılmamasıdır. Zira istiğna, dinde çok önemli bir düsturdur. Kadirşinas insanlar bugün olmasa da yarın onu takdir edecek ve gelmesi gerekli olan yere getireceklerdir. Bu konuda gösterilecek hırs, kayıp sebebidir. Hırslı insan, çoğu zaman maksadının aksiyle muameleye tâbi tutulur. Zira sizin hırs göstermeniz, başkalarının da hırs göstermesine sebep olur ve bu, rekabet duygularını tetikler.

167