İçeriğe geç
8. Bölüm

Bolluk Ve Darlıkta Mü’mince Duruş

Soru: Biliyoruz ki hem refah ve bolluk zamanlarının hem de zor ve sıkıntılı dönemlerin kendine mahsus bir kısım imtihanları vardır. Bütün bu imtihanlarda kaybetmeme adına mü’mince tavır ne olmalıdır?

Cevap: En başta ifade etmek gerekir ki bir mü’minin yüce bir mefkûreye bağlanması ve bütün hayatını bağlı olduğu mefkûre etrafında örgülemesi, maruz kalacağı imtihanlar karşısında onun adına önemli bir kalkan olacaktır. Eğer bir insan, “Hizmet varsa yaşamaya değer, yoksa yaşamanın da bir anlamı yoktur.” düşüncesini vird-i zeban edebiliyor ve dünyada kalmasının anlamını, kendisini adadığı davası adına bir şeyler yapabilme imkânına bağlıyorsa, ne nimetlerin sağanak sağanak başından aşağı yağması onu baştan çıkarabilecek ne de amansız hâdiselerin tazyiki onu isyana sevk edecektir.

Ne var ki böyle bir duygu ve düşünceyi içe sindirme ve tabiata mâl etme çok zordur. İnsanın sürekli içten gelen bir heyecanla bunu duyması, beyninin bütün guddelerinde hep bunu hissetmesi ciddi bir fedakârlık ve adanmışlık gerektirir. Hakiki bir mü’min bu zoru başarmaya talip olmalıdır. O, hayatını i’lâ-i kelimetullah düşüncesine bağlamalı, bundan yoksun bir hayatı boş ve anlamsız görmeli, bu düşünceden koptuğu takdirde cansız bir cenazeye dönüşeceğinden korkmalıdır.

54