Bunun şartı, O’na karşı gönlünüzde sürekli açık bir kapı bulunmasıdır. Bütün mülâhazalarımızda, düşüncelerimizde hep O olmalıdır. Yapılan her iş O’na bağlanmalıdır. El âlemin takdirinin, alkışının bir kıymeti yoktur. Onların size verdiği vereceği değer, Sonsuzun teveccühü karşısında ne ifade eder ki! Allah’ın teveccühü yerine insanlara karşı beklentiye girme bir tenezzüldür; daha büyük hedefler, daha büyük bir mükafat dururken az olanı kendine layık görme demektir.
38 Tirmizî, birr 35; Ebû Dâvûd, edeb 12.
39 Nâziât sûresi, 79/24.
40 Kasas sûresi, 28/78.
41 Ebû Dâvûd, sünnet 25; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 6/101.
42 Tirmizî, kader 15; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 1/168.
43 Buhârî, ilim 29, daavât 35, fiten 15, i’tisam 3; Müslim, sıyâm 197, fedâil 136, 137.
44 Bkz.: Bediüzzaman, Şuâlar, s.283 (On İkinci Şuâ).
45 Fussilet sûresi, 41/34.
46 Tirmizî, birr 55; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 5/153.