İçeriğe geç

Evet, imana engel olan temel saiklerden biri kibirdir. Cenâb-ı Hak; اَلْكِبْرِيَاءُ رِدَائِي وَالْعَظَمَةُ إِزَارِي فَمَنْ نَازَعَنِي وَاحِدًا مِنْهُمَا قَذَفْتُهُ فِي النَّارِ“Kibriya, benim ridâm, azamet ise benim izârımdır. Kimbenimle bu mevzuda yarışa kalkışır ve bunları paylaşmaya yeltenirse, onuCehennem’e atarım.”1 buyurmaktadır. Demek ki, kendini büyük görüp kibirlenen bir insan, bu ilâhî sıfatlarda Allah’a şerik olmaya kalkışmış sayıldığından Cenâb-ı Hak, böyle bir insanı derdest edip Cehennem’e atacağı ikaz ve uyarısında bulunmaktadır. Peygamber Efendimiz de (sallallâhu aleyhi ve sellem); لَا يَدْخُلُالْجَنَّةَ أَحَدٌ في قَلْبِه۪ مِثْقَالُ حَبَّةٍ مِنْخَرْدَلٍ مِنْ كِبْرٍ“Kalbinde hardal tohumu ağırlığınca yani zerre miktar kibir bulunan insanCennet’e giremez.”2 buyurmuştur. Eğer bir insan Cennet’e giremeyecekse, demek ki, o insan, dünyada imana girememiş, iman vizesiyle ahiret yolculuğuna çıkamamıştır. Çünkü mü’minin günahkâr da olsa, netice itibarıyla Cennet’e gireceği nasslarda açık ve net bir şekilde beyan buyrulmuştur. Ayrıca hadis-i şerifte “zerre miskal” ifadesiyle meselenin en küçüğünden sakındırılmak suretiyle, bu meselede daha büyüğüne karşı ciddi bir teyakkuz içinde bulunulması gerektiği ifade edilmektedir. Yani hadis-i şerif bize, “kibrin bu kadarının bile ahiretteki cezası buysa, varın ötesini siz düşünün” ikazında bulunmaktadır.

İmana mâni olan diğer temel bir faktör zulümdür. Zulüm; haksızlık yapma, haddini bilmeme, Allah’a karşı iddiada bulunma, mahlûkatın hukukuna tecavüz etme ve küstahlık yapma demektir. Zulmün çeşitleri olarak sayabileceğimiz bu fiillerden her biri insanın iman dairesine girmesine (bir şekilde girmişse, o dairede sürekli kalmasına) engel olan bir mâniadır.

318