İşte şartlanmışlığın bu zararlı yanlarının yanında denilebilir ki, onun faydalı olduğu yerler de vardır. Meselâ çocuklarımızı, şuuraltı müktesebatlarının oluştuğu dönemde, onların seviye ve konumlarını göz önünde bulundurarak, iman ve İslâm’ın esaslarına dair, ilmihalin bize verdiği bilgiler ölçüsünde şartlandırma faydalı bir yol ve metottur. Her ne kadar şuuraltının beslenme dönemi için 0-5 ve 0-7 gibi yaş aralıklarından bahsedilse de bu, mutlak değil, izafîdir. İnsan dimağının aktif olduğu, etrafını çok iyi okuduğu ve çevresinden kotardığı şeyleri sürekli dimağına yerleştirdiği dönem −yedi yaşından sonra azalma gösterse de− on, belki on beş yaşına kadar devam edebilir. Bu dönemde, çocukların muhakeme kabiliyetleri büyükler gibi olmadığından meselelerin neden ve niçinleri üzerinde çok fazla durmadan açık ve net bir üslûpla sunacağımızı sunmak, vereceğimizi vermek önem arz eder. Evet, herhangi bir şüphe ve tereddüde mahal bırakmayacak şekilde, kesin ve net bir üslûpla, “Allah birdir”, “Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) O’nun Resûlü’dür”, “Cenâb-ı Hakk’ın mesajı O’nun eliyle bize gelmiştir”, “Kader vardır” gibi muhkem bir üslûpla çocuğa temel dinî bilgilerin öğretilmesi gerekir.