İçeriğe geç

Küfre sebebiyet veren bütün bu hususların yanında önemli bir diğer saik de esas konumuz olan şartlanmışlık ve önyargı meselesidir. Kur’ân-ı Kerim, kâfirlerin bu zararlı şartlanmışlıklarını şu ifadelerle anlatır: وَإِذَاقِيلَ لَهُمْ تَعَالَوْاإِلٰى مَۤا أَنْزَلَ اللّهُ وَإِلَى الرَّسُولِ قَالُوا حَسْبُنَا مَا وَجَدْنَا عَلَيْهِ أٰبَۤاءَنَا“Kendilerine: ‘Allah’ın indirdiğine ve Resûle gelin’ denildiğinde‘Atalarımızı ne yol üzerinde bulmuşsak, o bize yeter!’ derler.”3 Onlar, Allah Resûlü’nün (sallallâhu aleyhi ve sellem) çağrısına kulak vermeyip, atalarının ve babalarının dediklerine, onların ideolojilerine körü körüne tâbi olduklarından küfür içinde bocalamaktan kurtulamamışlardır. İşte böyle bir şartlanmışlık, münkir ve mülhidlerin –bağışlayın– tepetaklak Cehennem’e yuvarlanmasına sebebiyet vermiştir. Evet, Latçılar, Menatçılar, Uzzacılar önyargıyla, körü körüne atalarının izini takip ettiklerinden Kâinatın Efendisi’ni (aleyhissalâtü vesselâm) kabule yanaşmamışlardır. Tıpkı atalarının inandığı gibi, putların kendilerini Allah’a yaklaştıracağına inanmış ve böyle bir şartlanmışlık neticesinde imandan ve onun vaat ettiklerinden mahrum kalmışlardır.

Şartlanmışlığın Bir Başka Türü: Çağı Okuyamama

320