İçeriğe geç

Aynı zamanda Kur’ân-ı Kerim’de farklı âyet-i kerimelerde ele alınan tezekkür,15 tefekkür16 ve tedebbür17 gibi aklın diğer ürün ve fonksiyonları da iyi kullanılmalıdır. Meselâ tedebbür, bir şeyin mebde ve müntehası veya sebep ve sonucu arasında gelgitler yapıp mekiğin dokunması ve bu şekilde bir sonuca varma, bir ürün elde etme ameliyesidir. Yani, işin, bir başına, bir de sonuna bakma, sonra başıyla sonu arasında münasebetler kurma ve ona göre bir dantelâ ortaya koyma demektir tedebbür. Bu yönüyle o, akla ait önemli bir fonksiyondur. İşte aklın bu tür tâlî yanları, derinlikleri ve farklı buutları vardır ki, bunların iyi değerlendirilmesi, dinimizde teslimiyet anlayışına zıt olmadığı gibi, dinin bir emridir.

Evet, Kur’ân akla değer veriyor. Onsuz mükellefiyet olmuyor. Akıl olmadan tezekkür, tefekkür ve tedebbürden bahsedilemez. İçtihad ve istinbata açık alanları doldurma ancak akıl yoluyla gerçekleşir. Fakat akla bütün bunların üstünde bir konum verdiğiniz zaman onu gülünç duruma düşürürsünüz. Biz günde kırk defa namazlarımızda اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ18 derken Cenâb-ı Hak’tan bizi itidal ve adalet yoluna hidayet buyurmasını niyaz ediyoruz ki, akıl mevzuunda ifrat ve tefrite düşmeme de buna dahildir.

78