Hâsılı; Resûl-i Ekrem Efendimiz’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) tevcih edilen “Sakın inkârcılara arka çıkma!”18, “Sabret!.., Günahından istiğfarda bulun!..”19 ve “Sakın müşriklerden olma!”20 şeklindeki hitapları birer itap gibi anlamak yanlıştır. Mümkünü vâki kılacak hiçbir hâdise yokken, Peygamber Efendimiz’de bir zaaf aramak, pek hatarlı bir düşünce kayması olsa gerektir. Allah (celle celâluhu), ezelde O’nu tesbit edip korumuştur. O’nun varlığı, hak ile bütünleşmiş, hareketleri vahiy ile perçinlenmiş, kalbi de Allah marziyatıyla dopdolu hâle gelmiştir. Böyle bir Sultanlar Sultanı, semalara taht kurmuşken, O’nun topuğuna çamur bulaşacağına ihtimal vermek ya çamurun, ya da semalara taht kurmanın ne demek olduğunu bilmemektir. Bu itibarla da, ikaz görünümlü hitaplarda, başka mânâlar, değişik hikmetler aramak ve onların bağrındaki tebcil, takdir ve senâ mesajlarını kavramaya çalışmak lazımdır.
Dipnotlar
- 18 Kasas sûresi, 28/86.
- 19 Mü’min sûresi, 40/55.
- 20 Kasas sûresi, 28/87.