Niyete gelince, Hazreti Pîr onun âdetleri ve hareketleri ibadete çeviren bir iksir, ölü hâletleri ihya eden ve onları hayatlı ibadetlere dönüştüren bir ruh olduğunu ve insanın niyet sayesinde günahlarını sevaba çevirebileceğini ifade etmiştir.80 Denilebilir ki, içtihatta hata yapıldığı hâlde sevap kazanılmasının sebebi de hâlis niyettir. İçtihat, Şarî’in, doldurulmasını zaman ve konjonktüre bıraktığı bazı boşlukların, dinin ruhuna uygun bir kısım disiplin ve prensipler vaz’ edilerek doldurulması olduğuna göre, müçtehit de, böyle bir boşluğu doldurma adına ceht ve gayret gösteren kişi demektir. Dolayısıyla o, içtihadında isabet edemese bile, niyetinin sevabını kazanacaktır.
Diğer yandan Cenâb-ı Hakk’ın rızasını kazanmayı hedefleyeceği yerde, kendi şöhretini artırma, kendi cesaret, cömertlik veya ilmini ortaya koyma niyeti içinde olan bir insanın hayır hasenat yapıyorum zannıyla ortaya koyduğu fiiller ona sevap değil günah kazandıracaktır.