Fatiha sûresinin 7. âyetinde “Kendilerine gazap edilmiş olanların ve sapmışların yoluna değil.”47 ifadesinin Bakara sûresindeki mukabili ise إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا ile başlayan ve 20. âyete kadar devam eden bölümün konusu oluyor. Zaten aynı konular daha sonra Yûnus sûresine kadar da ele alınır ve tafsilatıyla işlenir. Böylece, bir yönüyle Fatiha’nın, âdeta bütün Kur’ân’la bir bütünlük içinde olduğu görülür ki, böyle bir insicamı sadece Kur’ân’da görebiliriz. Ve Kur’ân, pek çok yönüyle olduğu gibi bu yönüyle de harikulâde mucizevî bir kitaptır.
2. Bakara, Âl-i İmrân ve Nisâ Sûreleri Arasındaki Münasebet
İsterseniz şimdi biraz da Bakara, Âl-i İmrân ve Nisâ sûrelerindeki mutabakat, insicam ve konu vahdeti üzerinde duralım: “Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk edin ki (Allah’ın azabından) korunasınız. O Rab ki, yeri sizin için döşek, göğü de bina yaptı. Gökten su indirdi, onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkardı. Öyleyse siz de artık bile bile, Allah’a eş-ortak koşmayın.”48
Görüldüğü gibi âyet evvelâ bütün insanları Allah’a kulluğa ve O’na inanmaya davet ediyor. Onların inanmaları için de, gökte ve yerde ilim, kudret ve irade tecellîlerini gözler önüne seriyor; seriyor aynen bir sinema şeridinde olduğu gibi bir çırpıda ilâhî tasarrufatını temâşâ ettiriyor. Yağmuru nasıl yağdırdığını, otları nasıl bitirdiğini, meyvelere nasıl neşv ü nemâ verdiğini ve her şeyi nasıl insanın imdadına koşturduğunu anlatıyor. Hemen birinci makta’da (kesit) Allah’ın yerde ve gökte olan nimetlerini anlatmaktan maksat, insanları O’na kulluğa davettir. Yani objektifte (hedefte) olan, “kulluk”tur; mücerred olarak nimetlerin serdedilmesi değildir.
Dipnotlar
- 47 Fâtiha sûresi, 1/7.
- 48 Bakara sûresi, 2/21-22.