İçeriğe geç

Şimdi Efendimiz’in bizim bilemediğimiz ve göremediğimiz şeyleri bilip gördüğünü bazı misallerle ele alalım. Aleyhissalâtü vesselâm, daha Mirac’a yükselmeden önce birkaç defa Cehennem’in temessülünü görmüştü. Bir keresinde cemaate namaz kıldırırken, birden bire irkilmiş, geriye çekilmiş, rengi atmış ve bir kısım hareketler yapıyor gibi bir tavra girmişti. Ashab bunun ne mânâya geldiğini sorunca da, “Cehennem bütün dehşeti ile karşımda temessül etti, şimdiye kadar onu bu kadar korkunç görmemiştim.” demişti. Aleyhissalâtü vesselâm’ın Cehennem hakâikine ait böyle bir meseleyi görmesi, O’nun kalb-i pâk’inde ve bize ders verme mevzuunda, O’nda ümmeti adına ciddi korku ve endişeler meydana getiriyordu. Ve yine namazda Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) elini bir şeye doğru uzatıyordu. Sahabenin, bu hareketlerinin ne mânâya geldiğini sorması üzerine de buyuruyordu ki: “Karşımda Cennet temessül etti de bir üzüm salkımı gördüm. Eğer onu alıp size verseydim şu kadar zaman yerdiniz de bitiremezdiniz.”[9]

28