İçeriğe geç

İşte bu şekilde, dinden ve diyanetten uzak yetiştirilmiş nesiller, İslâm’ın haram saydığı bazı büyük günahları işlemiş olabilirler ki, soruyu soran kardeşimiz de bu dertten muzdarip olmuş birine benziyor. Hemen şunu ifade edeyim ki, Saadet Asrı’na tekaddüm eden devrede işlenen haramlar hakkında beyan buyurulan bazı âyet ve hadis-i şeriflerin ışığında rahatlıkla denebilir ki, –inşâallah– o dönemde işlenen hataların da hepsi affolabilir…[1]

Amr İbn Âs, Halid İbn Velid Müslüman olmak için Medine’ye gidip Huzur-u Risalet-penahiye çıkarlar. İkisi de hicaplarından tir tir titremektedirler. Çünkü o güne kadar Efendimiz’e çok kötülük yapmışlardı. Ancak Allah Resûlü yapılan hiçbir kötülüğü deftere yazmamıştı ve onları çoktan unutup kafasından silmişti. Kaldı ki O, Cibril’in beşaretiyle Halid ve Amr İbn Âs’ın geldiğini duyunca kalkıp kendilerini istikbal etmiş ve onları güler yüzle karşılamıştı. Musafaha yaparken Amr İbn Âs kendisinden geçmiş âdeta bir cezbe hâliyle Efendimiz’in elini sıktıkça sıkmış, bunun üzerine de Allah Resûlü, “Ne yapmak istiyorsun yâ Amr?” diye sormuştu. Amr, “Kusurumu bağışlayasın yâ Resûlallah.” mukabelesinde bulununca, Allah Resûlü de ona: “Bilmiyor musun yâ Amr, ‘Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah’ geçmiş bütün günahları siler, süpürür ve temizler.” fermanında bulunmuştu.[2]

Buradan da anlaşılmaktadır ki, sağlam iman ve tevbe ettikten sonra cahiliyeye ait zina, içki, ahlâksızlık gibi günahların tamamını Allah affetmekte ve onların kötülükleri yerine iyilikler yazmaktadır. Nitekim Kur’ân, “Şu var ki dönüş yapıp iman edenler, güzel ve makbul işler işleyenler bundan müstesnadır. Allah onların kötülüklerini iyiliklere, günahlarını da sevaplara çevirir. Çünkü Allah gafûrdur, rahîmdir (çok affedicidir, merhamet ve ihsanı boldur).” (Furkan sûresi, 25/70) ferman eder.

191