İçeriğe geç

Devrimiz için böyle bir hükmü rahatlıkla vermemekle beraber eline düştüğümüz insafsız kimseler ve terbiyegerdelerimiz böyle olduğu için bizler de çok boşta ve kopuk bir nesil olarak yetiştik. Dinimizi gereği gibi öğrenme imkânına sahip olamadık. İşte bu türlü kimseler –inşâallah– Allah’ın geniş rahmeti karşısında Saadet Asrı’na tekaddüm eden devrede yaşayan insanlar gibi muaheze edilmezler.

Ancak böyle bir devrede günah işlemiş kardeşlerimizin, Hasan Basrî Hazretleri’nin her akşam yatmadan evvel günah defterini kendi kendine okuması gibi, hayallerinden o günahlar zincirini geçirmelerinde, nefis muhasebesi adına fayda mülâhaza ediyorum. Belki onlar, öyle bir günah ile hayatlarını sürdürdükleri müddetçe gurura, kibire ve kendini beğenmeye de kapılmayacaklardır. Bir vech-i rahmet olarak Cahiliye devrinde işledikleri günahları her hatırladıkça içlerinde burkuntu ve bulantı hissedecek, kendi kendilerine nefrinlerde bulunacak ve sonra yaptıkları hasenatlarla da asla gurura düşmeyeceklerdir.

Hâsılı Yunus’un ifadesiyle:

Benden kemter kula benzer, Günahı pek çoğa benzer Her biri bir dağa benzer.

büyüklüğünde hepimizin pek çok seyyiat ve günahı vardır. Ben şahsen Cenâb-ı Hakk’ın o engin rahmetinden çok ümitliyim. Siz de her zaman ümitvar olun. Bu konuda bir büyüğün bu dönemin “fetret devri olabilir”[3] mülâhazası benim için büyük bir nokta-i istinattır. Sizler için de öyle olmalı…

وَالْعِلْمُ عِنْدَ اللّٰهِ ...

[1] Bkz.: Bakara sûresi, 2/275; En’am sûresi, 6/54; Nahl sûresi, 16/19.[2] Müslim, îmân 192; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 4/204.[3] Bkz.: Bediüzzaman, Tarihçe-i Hayat s.290 (Kastamonu Hayatı).

192