Bana, gençliğini hep namaz ve niyaz içinde geçirdiğini bildiğim bir arkadaşımı anlattılar. Demişlerdi ki: “Namazda rukûya giderken, eline dayandı ve gitti. Sonra arka üstü yatırdılar ve ardından vefat etti.” Bir başkasının da secdeye giderken “Allahu Ekber” dedikten sonra başını koyup vefat ettiğini söylediler. Evet, insan hangi duygularla meşbû ise, Rabbim de onu öyle öldürür. Tabiî bu demek değildir ki namazda veya secdede ölmeyen fena bir hâlde gitmiştir. Hatta söylemesi gerekli olan şeyleri ağzına almadan ölenin de fena hâlde gittiği söylenemez. Hâşâ, hiç kimse böyle bir şey diyemez ve bunu iddia da edemez. Fakat güzel yaşayan, sonra da hayatını iyi mühürleyen bir insan vefat ederken –Allah’ın tevfik ve inayetiyle– her hâlukârda iyi gider. Hafizanallah, fena şeyleri şuuraltı yapmış bir kimsenin de âkıbetinden korkulur/korkulmalıdır da.