İçeriğe geç

Kâfir de Allah Resûlü’nün rahmetinden istifade etmiştir. Zira Cenâb-ı Hak daha önceki millet ve kavimleri küfür ve isyanları sebebiyle toptan helâk etmiş olmasına karşılık, Allah Resûlü’nün bi’setinden sonra toptan helâk etmeyi kaldırdı, dolayısıyla da insanlar, böyle bir azap çeşidinden kurtulmuş oldular. Bu da kâfirler için dünya adına büyük bir rahmettir.

Bu mevzuda Cenâb-ı Hak, Habibine hitaben şöyle buyurmaktadır: وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُعَذِّبَهُمْ وَأَنْتَ فِيهِمْ وَمَا كَانَ اللّٰهُ مُعَذِّبَهُمْ وَهُمْ يَسْتَغْفِرُونَ“Sen onların içlerinde bulunduğun hâlde, Allah onlara azap edecek değildir. Ve onlar mağfiret dilerken de Allah onlara azap edecek değildir.”418

Evet, Efendimiz’in hürmetine Cenâb-ı Hak toptan helâk etmeyi kaldırmıştır. Hz. Mesih: “Eğer azap edersen, onlar Senin kulların.”419 derken, Efendimiz’in Allah indindeki kadrine, kıymetine bakın ki, Cenâb-ı Hak O’na: “Sen onlar arasında bulunduğun sürece Allah onlara azap edecek değildir.” buyurmaktadır.

Yani, Sen onların sinesinde yaşadığın sürece Allah onlara azap etmeyecektir. Sen yeryüzünde anıldığın ve dillerde yâd edildiğin sürece.. yani insanlar Senin yoluna baş koyduğu müddetçe Allah onların altını üstüne getirmeyecektir.

Kâfirin Allah Resûlü’nün rahmetinden istifade yönlerinden biri de Allah Resûlü’nün إِنِّي لَمْ أُبْعَثْ لَعَّانًا وَإنَّمَا بُعِثْتُ رَحْمَةً buyurmasıdır.

“Ben rahmet olarak gönderildim, lânet isteyici olarak değil.”420 Ben herkes için Allah’tan bir rahmet olarak geldim. İnsanların başına belâ ve musibet yağdırılsın diye beddua edip lânet isteyen bir insan olarak gönderilmedim. Onun içindir ki Allah Resûlü, en büyük İslâm düşmanlarının dahi hep hidayetini istemiş ve onun için çırpınıp durmuştur.

382