Mesele çok ciddiydi.. ve herkes feveran içindeydi. Sinirler iyice gerilmiş, ashab infilak etmeye hazır gibiydi.. ve sadece Allah Resûlü idi ki denge ve itidalini hiç bozmamıştı. Gerçi içi yanardağlar gibi fokur fokur kaynıyordu ama, O insanüstü iradesiyle bu yanardağların dahi patlayıp etrafa lavlar saçmasına mâni olabiliyordu. Aman Allahım! Bu ne sarsılmaz irade..!
6. “İş Kolaylaştı”
Tam bu gerginlik esnasında, Allah Resûlü ileriden bir toz belirdiğini müşâhede etti. Biraz sonra da tozlar arasından Süheyl çıkıvermişti. O, Süheyl’i çok iyi tanırdı. Yanındakilere: “İş artık kolaylaştı. Kureyş anlaşmaktan başka bir şey yapamaz.” dedi.12
Kolaylık mânâsıyla irtibatlı, Süheyl isminden tefe’ül edilmesi de ayrı bir konu. Allah Resûlü’nün insanları tanımasına bakın ki, daha Süheyl’i görür görmez hemen neticeyi söylemişti. O, Urve’yi gördüğü zaman da Kureyş’in anlaşma niyetinde olduğunu söylemişti ama, Süheyl’le bu iş kesinlik kazanacaktı. Nitekim hâdiseler Allah Resûlü’nü tasdik çizgisinde cereyan etmeye başlamıştı bile. Süheyl, anlaşmak için geldiğini açıkça ifade etti. Zaten, Allah Resûlü de böyle bir anlaşma istiyordu.
7. Anlaşma
Gerçi anlaşma maddeleri ilk bakışta, tamamen Müslümanların aleyhinde gibi görünüyordu ama, Kur’ân bunu, neticesi itibarıyla bir fetih olarak anlatıyordu.13
Süheyl Allah Resûlü’nden ne kadar taviz koparabilirse bunu kendisi için büyük bir muvaffakiyet sayacaktı. Onun için en küçük meseleleri dahi gündeme getirmekten çekinmiyordu. Meselâ; daha anlaşmanın başlangıcında yazılan بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ cümlesine itiraz edip, bunun yerine بِاسْمِكَ اللّٰهُمَّ yazılmasında diretti. Allah Resûlü de onun bu teklifini kabul etti.