Başarılı bir liderde aradığımız ve birkaç maddesini saydığımız bu hususlar, bütünüyle ele alındığında, görülür ve müşâhede edilir ki, dünyanın en başarılı lideri, fetanet-i a’zam sahibi Hz. Muhammed Aleyhisselâm’dır. Öyle ki bu hükme, bütün peygamberler de dahildir. Zira O, saydığımız vasıfların hepsini, zirvede ele almış, zirvede yakalamış ve zirvede temsil etmiş müstesna ve seçkin bir şahsiyettir. O’nun gibi bir ikinci şahsı göstermek de mümkün değildir.
Zaten, bizim bir iman olarak kabullendiğimiz bu hakikati, bugün batılılar, bilgisayarlar vasıtasıyla yeni yeni keşfetmeye -keşifleri, onları ve onlar gibilerini ikna ederse sevinirim- başladılar.
Bazılarına göre sürpriz sayılan bu tespitin esası şudur: Değişik şahıslar, onları büyük yapan bütün vasıfları, tespit edilip bir kompütere verilecek.. sonra da namzetlerden hangisinin en büyük olduğu, büyüklük kriterlerine göre ortaya çıkarılacak. İşte uzun çalışmalar neticesinde ve denemeleri tekrar tekrar gözden geçirme sonucunda kompüter ekranları, bir zâtın birinciliğini gösteriyordu; o da insanlığın iftihar tablosu Ruh-u Seyyidi’l-Enâm’dı (sallallâhu aleyhi ve sellem).
Evet, O da bir beşerdi ama, beşer gibi yaşamamıştı. O, en büyük lider, en büyük önder ve en büyük pişdârdı.. ve kendi gibi doğmuş, kendi gibi yaşamıştı.
Şimdi isterseniz, yukarıda mücerret bir fikir vermek için takdim ettiğimiz hususları müşahhas misallerle biraz daha açalım:
Efendimiz, insanlığa öyle mesajlar getirmiştir ki bunların hiçbiri hayatla zıtlaşmamış ve hayata ters düşmemiştir. Hem O, söylediği bütün sözlerini kendinden gayet emin olarak söylemiş ve hiçbir zaman tereddüt ve kuşku soluklamamıştır.