Kur’ân’ın bu tür tahaddîlerinde farklı tasrifler söz konusudur. Vâkıa bunlarda bir sıra takip edip etmediğine dair ne kat’i bir eser (sahabe ya da tâbiîn sözü) ne de bir hadis-i şerif vardır. O bir yerde: قُلْ لَئِنِ اجْتَمَعَتِ الْإِنْسُ وَالْجِنُّ عَلٰۤى أَنْ يَأْتُوا بِمِثْلِ هٰذَا الْقُرْاٰنِ لَا يَأْتُونَ بِمِثْلِه وَلَوْ كَانَ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ ظَهِيرًا “De ki: Yemin ederim! Eğer insanlar ve cinler, bu Kur’ân’ın benzerini yapmak için bir araya toplansalar, hatta birbirlerine destek olup güçlerini de birleştirseler, yine onun gibi bir kitap meydana getiremezler.” (İsrâ sûresi, 17/88) buyurur. Bu âyette, “Kur’ân-ı Kerim’in benzerini, onu tebliğ eden Nebi-yi Zîşân benzeri bir zattan olmak üzere meydana getirin.” türünden bir tahaddîde bulunuluyor. Yani ortaya koyacağınız şey hem Kur’ân gibi, onun seviyesinde olsun hem de Hazreti Muhammed (Aleyhissalâtü vesselâm) gibi ümmî bir zatın eseri olsun deniyor.
Diğer bir âyet-i kerimede ise şöyle buyruluyor: أَمْ يَقُولُونَ افْتَرَاهُ قُلْ فَأْتُوا بِعَشْرِ سُوَرٍ مِثْلِه مُفْتَرَيَاتٍ وَادْعُوا مَنِ اسْتَطَعْتُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ إِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ “Yoksa Kur’ân’ı O’nun (sallallahu aleyhi vesellem) kendisi uydurdu mu diyorlar. De ki: İddianızda tutarlı iseniz haydi onunkine benzer on sûre ortaya koyun, bu isterse sizin kendi uydurmanız olsun ve Allah’tan başka çağırabileceğiniz herkesi de yardıma çağırın!” (Hûd sûresi, 11/13) Yani müşrikler, –hâşâ– “Resûl-i Ekrem (sallallâhu aleyhi ve sellem), Allah’a (celle celâluhu) karşı bir yalanda mı bulundu diyorlar? Yani bunları kendi fikir ve karihasıyla ortaya koyduğunu mu iddia ediyorlar? O zaman buyurun siz de bütün Kur’ân kadar değil, hiç olmazsa on sûre kadar bir mecmua ortaya koyun.”