İçeriğe geç

Evet, istikamet insanı, hayal ve tasavvurlarına bile fena duygu ve düşünceleri konuk etmez. Beşeriyet icabı bir yerde sürçüp günah atmosferine kaysa, hiç vakit kaybetmeden tevbe edip hemen günahın boğucu ikliminden sıyrılıp tevbe ve istiğfarın paklayıcı atmosferine sığınır.

“Kendini Bil”

İnsanın en zor keşfedeceği şey, onun kendi iç âleminde meydana gelen inhiraflar ve başkalaşmalardır. İnsana en yakın olan yine insanın kendisi olmasına rağmen o, eline iki ayna almayınca ense kökünü dahi göremeyecek kadar kendine yabancıdır. İnsanın kendini bilmesi ve iç âlemini tanıması ise, onun bedenini bilmesinden çok daha zor ve karmaşıktır. Bu açıdan da insanın, mutlaka bir mürşit ve muallimin rahle-i tedrisinden geçip kendini bulmaya ihtiyacı vardır.

Peygamberler, örnek hayatları, oturmuş kişilikleri ve mümtaz şahsiyetleriyle, insanlara mürşitlik ve muallimlik vazifesini kusursuz eda eden kimselerdir. İrşat ve tebliğde en önemli esas, söylenen hakikatlerin yaşanması ise; Peygamberlerin, tebliğ ettikleri hususları temsilde de eşleri olmadığı görülmektedir. İnsanın kendisini bulması mevzuunda en mukaddes kitapların bile, insana –bir rehberi olmazsa– yetmeyeceği bir hakikattir.. ya başkaları.!

İman-Küfür Arası

İman-küfür arasında dağlar, tepeler vardır ama, farkına varılmadan atılan her adım insanı küfrün gayyâsına yuvarlayabilir. Düşüncede başlayan inhiraflar, zamanla davranışlara akseder ve tıpkı kimyevî maddelerin istihalesinde olduğu gibi, insanın duygu ve düşünce dünyasına akan şeyler hiç farkına varılmadan o duygu ve düşünceleri değiştirebilir.

80