İçeriğe geç

Allahu Teâlâ insana birçok nimetler bahşetmiş, onu pek çok ulvî duygularla serfiraz kılmış ve yeryüzüne halife olarak göndermiştir. Kur’ân-ı Kerim’de de, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım.”46 buyrularak anlatılmak istenen gerçek de bu olsa gerek.

Bazı müfessirler, insanın, Allah’ın halifesi olması yaklaşımını doğru bulmamışlardır. Çünkü halife, daha önce yaşayan bir melik veya sultanın vefatından sonra onun yerine geçen ve onun misyonunu temsil eden kişi demektir. Bu açıdan da insanın Allah’a halife olması söz konusu olamaz. Çünkü insan fânî, O ise, ezelî ve ebedîdir.

Ancak “hilâfet” sözcüğüne değişik bir zaviyeden bakınca, insana halife denmesi de tecviz edilebilir. Şöyle ki; Allahu Teâlâ eşyayı yaratan ve ona hükmeden biricik yaratıcıdır. وَاللّٰهُ خَلَقَكُمْ وَمَا تَعْمَلُونَ 47 âyeti bu hususu gayet net olarak vurgulamaktadır. Yani, bizi, bizim davranışlarımızı, eşya ve hâdiseleri, varlığı, varlığın değişik görünümlerini yaratan sadece ve sadece O’dur. Bu açıdan da Allah (celle celâluhu) her şeyin sahibidir. Ancak, bütün bunlarla beraber O, insana eşyaya müdahale etme hakkını da vermiştir. Melekler ve cinler ise böyle bir hakka sahip değillerdir.

99