İçeriğe geç

Hz. Ömer (radıyallâhu anh), Hudeybiye anlaşması esnasında altında Efendimiz’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) biat edilen Rıdvan ağacını, daha sonraları bazı kimseler tarafından saygı ve hürmet gösterildiği için kestirmiştir.5 Vâkıa Allah Resûlü’nün her hatırasına sahip çıkmak ve onlara saygı duymak güzel bir duygudur. Hatta O’nun gül kokulu mübarek ayaklarının bastığı tozu-toprağı, bir Kuddûsî edasıyla: “Ol Medine izi-tozu bu Kuddûsî yüzüne tûtiyâdır.” deyip koklamak isteriz. Başlangıçta hâlis duygu ve düşüncelerden kaynaklandığı hâlde, daha sonraları suistimal edilebilen bu türlü hareketlerin, zamanla ibadete dönüşmesi endişesine karşı önceden tedbir almak lâzımdır ki Hz. Ömer de bunu yapmıştır. Evet Hz. Ömer’in, altında Allah Resûlü’ne biat edilen ağacı bu türlü endişelerden dolayı kestirmiş olması engin bir basiret ve firaset ifadesidir.

Ama, ne acıdır ki bizler, hiçbir zaman bu dengeyi tam koruyamamışızdır. Ya, şöyle böyle büyüklerle alâkalı eserleri, yerleri takdis eder şekilde ifratlara sapmış ya da sözde tevhîd adına veya bidatlere karşı tavır alma mülâhazasıyla tefritlere saparak; tarihi tahrip etmiş, evliyâ, asfiyâ ve enbiyâyı hafife almışızdır.

Bu konuda orta yol, Allah indindeki kıymetli yerler ve büyükler mutlaka tazim edilip büyük kabul edilmeli, ama büyüklüklerine esas teşkil eden nispeti görmezlikten gelerek bizzat bir takdis ve tazime de gidilmemelidir.

“Kirâmen Kâtibîn”

65