İçeriğe geç

Diğer bir husus da şudur:

İnsan, O Sultan’ın huzurunda ve O’nun muhteşem saltanatı karşısında, açlığını, susuzluğunu, her türlü debdebe ve âlâyişi ve hatta kendisiyle beraber varlığını unutur. Nazarını, başka her şeyden alır, sadece O’na çevirir ve orada “O” mânâsına deyiverir. Her şey onun gözünden kendisi ile beraber silinir, yok olur. Bismillâh derken, işte bu mânâları mütalâa ve müşâhede etmiş oluyoruz.

d. “Rahmân ve Rahîm” İsimleri

Rahmân, bir isim sıfattır. Yani o, Cenâb-ı Hakk’ın sıfatıdır. Fakat isim oluş onda öyle öndedir ki, “Rahmân” dediğimiz zaman hemen aklımıza Allah gelir.

اَلرَّحْمٰنُ عَلَى الْعَرْشِ اسْتَوَى“Rahmân, Arş üzerinde istivâ etti.”11; اَلرَّحْمٰنُ۝عَلَّمَ الْقُرْاٰنَ“Rahmân, Kur’ân’ı insanlara talim etti.”12 dediğimiz zaman Allah’ı kasdetmiş oluyoruz. Öyle ise “Rahmân”, Allah’a has bir sıfattır. İnsanlara “Rahmân” denmez. Rahmân, sonsuz merhamet edici, sonsuz nimetlerle besleyici mânâsına gelir. Nasıl ki, “Allah” kelimesini tercüme etmek mümkün ve muvafık değildir. Öyle de; “Rahmân” kelimesini dahi tercüme etmek mümkün ve muvafık değildir. Çünkü isimdir. Hususî isimler ise tercüme edilmezler. Hele Rahmân’ı “esirgeyici, bağışlayıcı” şeklinde tercüme etmek büyük hatadır. Zira dilimizde ‘esirgeyici’ demek, cimri ve eli tutuk demektir. Beşerin dahi kabul etmeyeceği bir çirkin sıfatı Allah’a isnat eden, bu mânâları düşünüyorsa namaz kılarken dahi imandan olur. Onun içindir ki “Rahmân”ı tercüme ve bir kelime ile ifade etmekten o ismin Sahibine sığınırım.

Rahîm de Rahmân gibi bir sıfattır. Fakat Rahîm Allah’a has değildir. Rahîm, Allah’ın sıfatıdır ama yaratılmışlar hakkında da kullanılır. Şimdi de bu iki kelimenin muvazenesini arz edelim:

e. Bazı Açılardan Rahmân ve Rahîm Kelimelerinin Muvazenesi

63