İçeriğe geç

Öyleyse yapmamız gereken, hiç kimseye “Bize tâbi olun!” demeden ve iltihak isteğinde bulunmadan, Allah rızası için güzel ve müsbet hakikatlere tercüman olmaktır. “Birleşelim!” mesajını verirken iltihak mânâsına hamledilecek kelimelerden sakınılmalı, Allah rızası için ziyaretlerde bulunulmalı, davet edilmeli, civanmerdâne davranılmalı, gurura düşülmeyip, karşımızdaki hoşnut edilmeye bakılmalı, ikram ve i’zazda bulunulmalı, “Düşüncen mübarektir, düşüncende kal ama kardeşim ol!” denmeli, teferruata ait meseleler gündeme getirilmemeli ve muhatabımız tebcil, takdir ve dua ile rahatlatılmalıdır. Evet, fiilen birleşmenin yolu, işte bu tür davranışlardan geçer.

İttifak ve birleşme olmuyor diye, niye ihtilaf ve husumet olsun ki? Yanımda bulunmuyor, benim gibi düşünmüyor diye, neden karşısına geçeyim? Ve arkamda değil diye, neden darılayım!?

İttifak ve birleşme, rüşde ermemize bağlı bir husus olup, Allah bir gün onu da şu aziz millete lütfedecektir. Yeter ki biz, arz etmeye çalıştığımız prensiplere ve daha nice güzel düsturlara riayetle, tevfik-i ilâhînin en büyük bir vesilesi olan ittifak ve vifak için her gün dua edelim ve bütün mü’minlere hürmet ve muhabbetle kalblerimizi açabilelim…

236