Evet, nefsi, benliği dahil her şeyi Hazreti “Vücud” adına fâni gören ve bekâsını Hak bekâsında bilen ve “heme ezost” diyen bir “fenâ fillâh” ve “bekâ billâh” eri nerede?. Bütün eşya ile beraber kendini de ulûhiyetin mahall-i hulûlu veya O’nunla ittihad etmiş bir parçası gibi gören bencil, mağrur, hâl ve zevkten habersiz bir mütefelsif nerede?. Birinciler, Hakk’ın varlığı karşısında kendilerini deryada damla, güneşte zerre, eşya içinde hiç ender hiç kabul etmelerine karşılık, ikinciler, damlayı ayn-ı derya görmekte, zerreyi güneş kabul etmekte ve bütün kâinatları O’nun bir tezahürü saymaktadırlar. Birinciler temkin düşünceli, mehâbet eksenli ve hak hedeflidirler. İkinciler laubali, gayrı ciddî, hedefsiz ve gayesizdirler. Mizanü’l-İrfan sahibi birincileri şöyle resmeder:
Dipnotlar
- 9 Var-yok.