Netice itibarıyla şunu diyebiliriz ki, yaptığı hayırlı işlerin geriye dönüşüyle ilgilenmeyen, nefsini hesaba katmayan, dünya derdine düşmeyen, iddiasız, safiyane hizmet eden insanları Allah muvaffak kılacaktır. Fetih sûresinin ilk âyetinde ifade buyurduğu gibi onların yollarını açacak, önlerinde şehrâhlar meydana getirecek, dar patikaları otobanlara dönüştürecektir.
Öte yandan, “Çalışıyorum, koşturuyorum, hicret ediyorum, büyük mahrumiyetlere katlanıyorum. Nerede bütün bu gayret ve fedakârlıkların geriye dönüşü!” mülâhazalarını taşıyan, örümcek gibi kendi dünyasını örmeye bakan insanlar ise ördükleri bu ağın içine kendileri düşeceklerdir. Bu, enaniyet ağıdır. Bunlar, bir kere bu ağa düştükten sonra bir daha oradan çıkamayacak ve başkalarına yem olacaklardır. Allah cümlemize selamet ve hüsn-ü hatime lütfeylesin…
114 Bkz.: Bediüzzaman, Lem’alar, s.199 (Yirmi Birinci Lem’a).
115 Bediüzzaman, Sözler, s.552 (Yirmi Dokuzuncu Söz, Birinci Maksat), s.574 (Yirmi Dokuzuncu Söz, İkinci Maksat), s.759 (Lemeât).
116 Bkz.: Bediüzzaman, İşârâtü›l-İ›câz, s.181; Muhâkemât, s.43.
117 Sâffât sûresi, 37/96.
118 Yûsuf sûresi, 12/53.
119 Bkz.: Müslim, birr 144; Ebû Dâvûd, libâs 25.