İçeriğe geç

Bu yönüyle Zat-ı Ulûhiyet’i tanımak da bir yönüyle Efendimiz’i tanımaktan, O’nun nurlu atmosferine girmekten ve O’nun mesajının enginliklerine açılmaktan geçiyor. O köprüden geçmeyen Allah’ı tanıyamaz. Tanıyamayınca sevemez. Sevmeyince zevk-i ruhaniye eremez. Eremeyince de O’na kavuşma adına bir aşk u iştiyak içerisinde olamaz. Bu açıdan bütün mü’minlere düşen öncelikli vazife, usûl ve üsluba riayet ederek ve herkesin hissiyatını göz önünde bulundurarak insanlığa Efendimiz’i ve Allah’ı tanıtmak ve sevdirmektir.

Tekvinî emirleri mütalaa etmek de marifet ufkuna ulaşma adına önemli dinamiklerden biridir. Risale-i Nur eserleri bu istikamette yazılmış önemli birer kaynaktır. Varlık kitabını doğru okumak, doğru analiz etmek ve doğru neticelere ulaşmak, Allah hakkındaki bilgimizi artıracaktır. Marifetullahta derinleştikçe, Allah’ı daha çok sevecek ve O’na kavuşmayı daha çok arzulayacağız. Bu açıdan tekvinî emirleri sıhhatli tahlil etme ve anatomisine muttali olma mevzuunda da kusur etmemeliyiz.

Bütün bunların yanında bir de dualarımızda sürekli iman-ı kâmil, ihlâs-ı etem, yakin-i tam, marifet-i tâmme ve likaullaha aşk u iştiyak istemeli ve bu talebimizde çok ısrarcı olmalıyız. Cüneyd-i Bağdadî, Allah’tan talep ettiği bir arzusuna altmış sene sonra nail olduğunu ifade eder. Altmış sene olmasa bile, bir altı ay samimi olarak bunları sürekli tekrar edelim, bakalım Cenâb-ı Hak bizleri ne gibi lütuflara mazhar kılacak. İnşâallah bu sözlerimizle Allah’ı imtihan etme gibi bir saygısızlık ve terbiyesizliğe düşmüyoruzdur. Fakat şunu unutmamak gerekir ki Allah’a kavuşma iştiyakının insanın içinde uyanmasının önemli sebeplerinden birisi de insanın bu konudaki niyet, talep ve ısrarıdır.

136 Buhârî, rikak 41; Müslim, zikir 14, cennet 63.

137 Bkz.: Bediüzzaman, Mesnevî-i Nuriye, s.117 (Habbe).

274