İçeriğe geç

Ne var ki, enaniyetin çok ileri gittiği günümüzde, başımızdan aşağı sağanak sağanak boşalan nimetler karşısında istidraç olabileceği endişesi de asla hatırdan çıkarılmamalıdır. Kazanma kuşağında kayıplara düşmemek için, mazhar olunan nimetler karşısında;

“Değildir bu bana lâyık bu bende,
Bana bu lütf ile ihsan nedendir?”

demeli ve hep istidraç endişesiyle oturup kalkmalıyız. Zira liyakatimizin çok fevkinde, ilâhî sevk ve inayet eseri olduğu aşikâr olan lütuflara mazharız. Bakıyorsunuz, meselelere aklı eren, dünyayı doğru okuyan öyle büyük insanlar var ki, onlar, bizim gibi küçük insanların vesilesiyle Cenâb-ı Hakk’ın lütfettiği böyle bir hizmete muvaffak olamamışlardır. Bu sebeple, başarılar karşısında ellerimizi açıp “Ya Rabbi! Eğer nâil olduğumuz bu nimetler bizi küstahlaşma ve şımarıklaşma gibi bir sonuca sürükleyecekse bundan Senin dergâh-ı ulûhiyetine sığınıyoruz! Ne olur bizi azdırma Allah’ım!” diyerek O’na iltica etmemiz gerekir.

16