İçeriğe geç

Evet, maddî finansman meselesi de kat’iyen göz ardı edilmemelidir. Yalnız, bu konuda İslâmî nasslar, âyet ve hadisler, sonra da Allah Resûlü’nün (sallallâhu aleyhi ve sellem) davranışları bize örnek olmalıdır. Evet, Müslüman para kazanmalıdır, zengin olmalıdır; olmalıdır ama gönlünde de zerre kadar ona yer ve değer vermemelidir. Onu koymak için hırsızların gelip de çalamayacağı –fıkhî ifadesiyle muhrez hâle getirecek kadar– bir yer bulmalı ve oraya koymalıdır. Sonra da onu millî hizmetlerde hızlıca yol alınabilecek yollarda kullanmalıdır. Düşünün ki –Rabbimiz’in inayetiyle– tahakkuk eden milletçe şu gelişmelerde maddî finans gücü olmasaydı, bu kadar büyük işler nasıl gerçekleşebilirdi… Demek ki, maddî güç din-i mübin-i İslâm’ın intişarında çok önemli dinamiklerden biri.. bu açıdan da onu elde etme cehdi de bir ibadet sayılabilir.. sayılabilir ama kazanırken alın teri ve fikir sancısıyla kazanılmış, harcanırken de heva ve heves istikametinde değil de, bir yüce mefkûreyi ikame edebilme yolunda harcanabilmişse…

وَاذْكُرْ رَبَّكَ إِذَا نَس۪يتَ وَقُلْ عَسٰۤى أَنْ يَهْدِيَنِ رَبّ۪ي
لِأَقْرَبَ مِنْ هٰذَا رَشَدًا

“(Bunu) unuttuğun takdirde Allah’ı an ve: ‘Umarım Rabbim beni, bundan daha yakın bir zamanda muvaffakiyete erdirir.’ de.”

(Kehf sûresi, 18/24)

192