Eğer sen, iki çene arasındaki dilini koruyabilir ve apışaranı muhafaza ile iffetli yaşayabilirsen, hiç tereddüt etmeden söylüyorum ki şayet ahirette, zebaniler seni derdest edip Cehennem’e doğru götürecek olurlarsa, avazın çıktığı kadar bağırıp, Resûlullah’ın sana kefil olduğunu haykırabilirsin. Senin bu sadâna: Hz. Muhammed Mustafa’nın (sallallâhu aleyhi ve sellem) şefaat ve kefaleti bir imdat olarak yetişecektir.
Konuşmak Bir Nimettir
Aslında insanın ağzı, beyan nimetine mazhar, değer ve kıymeti ölçülemeyecek kadar büyük bir uzuvdur. Ancak böyle mübarek bir uzuv, kötüye kullanıldığı takdirde, insanı helâkete, felakete götüren en zararlı bir alet hâline gelir ve onu mahveder. Ağız ki, insan onunla Cenâb-ı Hakk’ı tesbih ve takdis eder. Mârufu emir, münkeri nehiy ağızla yapılır. İnsan ağızla, kâinat kitabını ve onun ezelî tercümesi olan Kur’ân’ı tilâvet eder, âyât-ı beyyinâtı ağzıyla okur ve başkalarına anlatır. Bazen, inanmayan bir insanı, ifade ve beyanı vasıtasıyla imana getirir.. böylece üzerine güneşin doğup battığı her şeyden daha hayırlı bir iş yapmış olur.. ve insan, ağzıyla a’lâ-yı illiyyîne çıkar, sıddîkiyetin zirvesine taht kurar.
Ancak aynı ağız, insanın felaketini de hazırlayabilir. Bütün küfür ve küfrana vasıta ağızdır. Allah’a ve O’nun şânı yüce Nebisi’ne ağız dolusu sövenler, bu iğrenç günahı ağızlarıyla işlemektedirler. Yalan, gıybet, iftira hep ağızla yapılır ve insan ağızla, Müseylime’nin yalan çukuruna düşer.