İçeriğe geç

İkincisi; bir mânâda miraç.. ve Allah’a ulaşma yolunda gidip gelip mescitlerin yollarını aşındırma. Bedenin zindeleşmesi ve fizikî gücün korunması mahfuz; ruhun, idrakleri aşan neşvelerle şahlanması, kalbin, daha namaza girmeden namaz mülâhazalarına dalması, tam Allah huzuru sayılan mühim bir ibadet için gerekli konsantrasyonun sağlanması ve “çokça adım” sözüyle ifade edilen bu uzun yolda ayrı ayrı buudlarda değişik mülâhazalara dalınması, dalınıp başkalaşılması ve bu başkalaşmalar içinde kara geçmişlerin nedametlerle silinip, iniltilerle ak’a boyanıp aklanması, hayrın, yeni hayırlara vesile olması mânâsında öyle salih bir dairedir ki –fasit daire karşılığında kullanıyorum– bu dairede seyahate azmetmiş birinin geçmişi, لِيَغْفِرَ لَكَ اللّٰهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِكَ“Neticede Allah senin geçmiş günahlarını yarlığayacak.”342 beyanından nebean eden vefaya; geleceği de وَمَا تَأَخَّرَ “Gelecek günahlarını da…”343 hısn-ı hasînine emanettir. Onun içindir ki, bu seyahatin her menzilinde gözler, يَمْحُو اللّٰهُ بِهِ الْخَطَايَا ile açılır-kapanır, gönüller de وَيَرْفَعُ بِهِ الدَّرَجَاتِ bişaretiyle coşar…

Üçüncüsü; âşığın vuslat bekler gibi namaz vakitlerini beklemesi ve o mübarek vakitleri, tıpkı “evkat cetveli” gibi kullanarak, hayat ve faaliyetlerini ona göre tanzim etmesi, öyle tasavvurları aşan bir zaman anlayışıdır ki; insan o sayede, amellerin belli zaman dilimlerine dağılmasından meydana gelen boşlukları, ancak böyle bir niyet buuduyla doldurabilir, namazdaki huzuru ve Hakk’a yakınlığı namaz dışına da taşıyabilir ve bütün dünyevî meşgalelerini Allah’la irtibatlandırıp hepsini ibadet hâline getirebilir. Bu itibarladır ki, sınırlılığı içinde niyet sayesinde sınırsızlaşan pek çok ibadet gibi, intizar ruhuyla kılınan namaz da, aynen maddî-mânevî cihad gibi رِبَاطٌ sözüyle insanın Rabbiyle münasebetinin unvanı olmuştur.

331