İçeriğe geç

İkincisi, mescit yolunda ömür tüketmektir. Böyle bir ömür, bir gün, çürüyen bir çekirdek gibi, ahirette Cennet meyvesi veren bir ağaç hâline gelecektir. Çok uzak mescitlere gitmek ve ayağın hiç mescidden kesilmemesi, bu da ikinci ameldir.

Hedef: Namaz

Üçüncüsü ise, bir namazın ardından iştiyak içinde diğer namazı beklemektir. Bu da, bir başka hadiste de ifade edildiği gibi,330 kalbin mescide bağlı (asılı) olması, demektir.

Namaz, ruhun istirahati, vicdanın tenezzühüdür. Herkesin bir şeye karşı zaaf ve şehveti vardır. Allah Resûlü’nün şiddetli iştiyak mânâsına şehveti ise, namaza karşıdır.331 Onun içindir ki, her defasında Bilâl’e seslenir: أَرِحْنَا يَا بِلَالُ“Bilâl, bizi biraz rahatlat! (İçimize su serp!)”332 der. Ve وجُعِلَ قُرَّةُ عَيْنِي فِي الصَّلَاةِ“Namaz, bana gözümün aydınlığı kılındı.”333 buyurarak bu hususa işaret eder. Zannediyorum, bizim Cennet’e girerken duyacağımız arzu ve iştiyakı, Allah Resûlü, her namaza duruşunda hissediyordu ve onun için de, bir namazdan sonra diğer namazı iştiyakla bekliyordu.

Hadiste üç ayrı şey anlatılıyor. Ancak, dikkat edilirse, bütün bu üç şeyin de namaz etrafında dönüp durduğu hemen anlaşılır.

Namaz, insan hayatında, ucu miraca dayanan ve insanı, insanî hakikatlere karşı en güzel şekilde uyaran, tenbihte bulunan önemli bir faktördür ki, mü’minin miracı sayılmıştır.

668