İçeriğe geç

إِضَاعَةُ الْمَالِ Maddî-mânevî, dünyevî-uhrevî herhangi bir fayda gözetilmeden servetin şuraya-buraya saçılıp savrulması şeklinde tarif edilebilir ki, hem ferdî hem de içtimaî bir hastalıktır. Evet, bir insanın, kendi servet ve kendi malını olmayacak yerlerde zayi etmesi, evvelâ, sadece ferde ait bir zarar gibi görünse de, kendi malının zımnında millî serveti de heba etmesi bakımından, topyekün bir milleti alâkadar eden bir hâdisedir ve topyekün toplumun ızrâr edilmesi söz konusudur.

Günümüzde bir hayli önem arz eden ve gelecekte daha da arz edeceğe benzeyen bu iktisat ve tasarruf ihtivalı son meseleyi de noktalarken, bir kere daha, Söz Sultanı’nın, seçip istimal ettiği kelimelere, kullandığı yerler itibarıyla kazandırdığı derinlikleri, vüs’at ve televvünü hatırlatmak istiyoruz.

26. İhsan

اَلْإِحْسَانُ أَنْ تَعْبُدَ اللّٰهَ كَأَنَّكَ تَرَاهُ فَإِنْ لَمْ تَكُنْ تَرَاهُ فَإِنَّهُ يَرَاكَ “İhsan, senin Allah’ı görüyor gibi O’na kulluk yapmandır; sen O’nu görmesen bile O seni görüyor…”378

707